Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2007/6425 E. 2007/6947 K. 25.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6425
KARAR NO : 2007/6947
KARAR TARİHİ : 25.04.2007

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacıların tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu ölen işçinin hak sahibi olan davacıların maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı maddi ve manevi tazminatların davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı … davanın açıldığı tarihte, velayeti altında bulunan küçük …yönünden de 50.000YTL manevi, 6.000YTL maddi tazminat istemiş, yapılan yargılama sonunda küçük …yönünden 25.000YTL manevi tazminata karar verilmiştir. Dosyaya eklenen Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.10.2006 gün ve 2004/541 Esas-2006/249 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı ile, küçük…ın gerçek anne ve babasının … ve … olduğunun tesbiti ile nüfus kaydının gerçek babası olan … …’ın kaydına taşınmasına anne ve baba ile soybağı kurulmasına karar verildiği görülmüştür. Bu durumda, yasal olarak küçük…ın muris işçi …’ın gerçek oğlu olmadığı ortadadır. Davanın bu yönü ile yasal dayanağı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesidir. Borçlar Kanunu’nun 47. maddesinde ölenin ailesinin manevi tazminat isteyebileceği kabul edilmiştir. Buradaki aile deyiminden, yakınların anlaşılması gerektiği açıktır. Bu konuda kan ya da sıhri hısımlık veya nafaka yükümlüğüne ilişkin kuralların manevi tazminata talep hakkı olanların belirlenmesinde bir etkisi yoktur.Manevi tazminat talebinde bulunanın ölen ile aralarında eylemli içsel ve gerçek bir duygu bağının varlığı ve ölüm nedeniyle beden ve ruh sağlığının sarsılmış olması yeterlidir. Yargıtay’ın kökleşmiş uygulaması da bu yöndedir. Bu halde, doğumundan itibaren murisi baba bilen ve 10.10.1996 doğumlu olup, kaza tarihinde 8 yaşında olan küçüğün yukarıda açıklanan “aile” ve “yakın”kavramı içerisine girdiği ve Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi gereğince duymuş olduğu elem ve üzüntü nedeniyle manevi tazminata hak kazandığı açıktır.
Ancak, olayın oluş şekline, müterafik kusur oranlarına, davacının duyduğu elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, 26.6.1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine ve hak ve nesafet kurallarına göre davacı küçük …yararına 15.000YTL manevi tazminat yerine 25.000YTL manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Ne varki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davacı … için 31.547.31YTL maddi, 35.000.00YTL manevi, davacı … için 15.000.-YTL manevi tazminatın ölüm tarihi olan 10.9.2004 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlik ile davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, fazla manevi tazminat istemlerinin reddine,
2-Davacı …’ın maddi tazminat isteminin reddine, maddi tazminat istemi davacının maddi zararının S.S.K.ca bağlanan aylığın peşin sermaye değeri ile karşılanmakla reddedildiğinden ve bu durumun dava açılmazdan önce davacı tarafından bilinmesi mümkün olmadığından reddedilen bölüm üzerinden davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Alınması gereken toplam 4.403.55 YTL karar ve ilam harcından davacı tarafına peşin olarak yatırılan toplam; 1.856.90YTL harcın tenzili ile bakiye 2.546.65 YTL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, davacı tarafça yatırılan 1.850,90 YTL nisbi harç ile 11.20 YTL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.868.10YTL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafca yapılan toplam 640.00YTL yargılama giderinden takdiren 400.00YTL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat için 3.003.78YTL, manevi tazminat için 3.280.00YTL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacı …’a verilmesine, kabul edilen manevi tazminat için 1.620.00YTL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacı …’a verilmesine, reddedilen manevi tazminat için 1.620.00YTL avukatlık ücretinin davacı …’dan, 1.620.00YTL avukatlık ücretinin davacı … Oğandan alınarak davalıya verilmesine”, rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 25.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.