Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2007/8901 E. 2008/5505 K. 08.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8901
KARAR NO : 2008/5505
KARAR TARİHİ : 08.04.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 1.10.2002-2.3.2004 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-5521 sayılı Yasa’nın 8.maddesi uyarınca İş Mahkemelerinde sözlü yargılama usulü uygulanır. HUMK’nun 433/2.maddesinde karşı tarafın, hükmü süresinde temyiz etmemiş olsa bile, 10 gün içinde vereceği cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek, temyiz isteğinde de bulunabileceği belirtilmiş ise de, 5521 sayılı Yasa’da bu hükmün uygulanacağına ilişkin bir açıklama mevcut değildir. Bu nedenle, bu hükmün İş Mahkemesinden verilen hükümler yönünden uygulanamayacağı Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerinden bulunduğundan, davacı vekilinin 12.2.2007 tarihli temyize cevap dilekçesi ile ileri sürmüş olduğu temyiz istemlerinin reddine,
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı işveren ile davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
3-Dava, davacının davalı işverene ait işyerinde 01.10.2002-02.03.2004 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti ile işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının davalıya ait işyerinde 512 gün süre ile çalıştığının tespitine, bir kısım işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmiştir.
H.U.M.K.’nun 388/son maddesi gereğince, hüküm kısmında istek sonuçlarından her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer, birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Öte yandan aynı kanunun 389. maddesinde de verilen karar ile iki tarafa yükletilen yükümlülüklerin kuşku ve duraksamaya gerektirmeyecek surette çok açık olarak yazılması gerektiği bildirilmiştir.
Mahkemece davacının davalı işverene ait işyerinde 1.10.2002-02.03.2004 tarihleri arasında 512 gün süreyle hizmet aktiyle çalıştığının tespitine karar verilmesi gerekirken davacının çalıştığı tarihler hüküm yerinde gösterilmeksizin infazla tereddüt yaratacak şekilde toplam 512 gün asgari ücret üzerinden çalıştığının tesbitine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1.nolu bendinin silinerek yerine; ” Davacının davalı işverene ait işyerinde 1.10.2002-02.03.2004 tarihleri arasında 512 gün hizmet aktiyle çalıştığının tespitine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacı ile davalı …Şti’ye yükletilmesine, 08.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.