Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/10089 E. 2009/7886 K. 04.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10089
KARAR NO : 2009/7886
KARAR TARİHİ : 04.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (iş)Mahkemesi

Davacı, l.2.2004 tarihindeki bir günlük çalışmanın iptali ve l.2.2004 tarihinden itibaren isteğe bağlı SSK’lı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2- Dava, davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak çalıştığı işten çıkışının 31.12.2004 olduğunun tespitiyle 1.2.2004 tarihindeki bir günlük çalışmanın iptali ve 1.2.2004 tarihinden itibaren isteğe bağlı SSK sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 2.2.2004 tarihinden beri l479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olması nedeniyle 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 20.4.1982-11.10.1982- 7.12.1993-27.6.1996, 2.2.2004 tarihinde beri devam eder şekilde 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğu, davacının 15.3.1982-11.10.1982, 7.12.1993-17.6.1996, 25.9.1996-31.10.2003 tarihleri arasında ve 1.1.2004 tarihi ve devamı şeklinde vergi kaydının, 21.11.1989 ve devamı şeklinde oda, 8.12.1993 tarihi ve devamı şeklinde sicil kaydının bulunduğu, 12.10.1982-31.8.1984, 1.9.1984-30.9.1989 ve 1.11.2003-1.2.2004 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu çalışmalarının bulunduğu, 31.1.2004 tarihli dilekçesi üzerine 1.2.2004 tarihinde 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalı olarak tescil edildiği ve 2006 yılı 3. ayına kadar olan pirimlerini ödediği ancak davacının SSK zorunlu sigortalılığının 1.2.2004 te sona erdiği Kurumca farkedilmekle isteğe bağlı SSK sigortalılığının başlangıcının 1.3.2004 tarihine çekildiği ve daha sonra bu dönemde de davacının 2.2.2004 tarihinden itibaren zorunlu 1479 sayılı Yasa’ya tabi çalışması bulunduğunun anlaşılması üzerine de isteğe bağlı SSK sigortalılığının tümden iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılığa yer verilmemiş olması nedeniyle “çakışan sigortalılık” olarak adlandırılan, bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olması hali, zorunlu sigortalılıkların çakışması halinde yasalarda yer alan düzenlemelerle önceden başlayan sigortalılığa geçerlilik tanınarak isteğe bağlı sigortalılık ile zorunlu sigortalılığın çakışması halinde ise zorunlu sigortalılığa değer verilerek “çakışan sigortalılık” sorunu çözüme kavuşturulmalıdır.
Somut olayda davacının 2.2.2004 tarihinden başlayıp günümüze kadar devam eden 1479 sayılı Yasa’ya zorunlu tabi sigortalılığı ile l.2.2004- 28.2.2006 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalılığı çakıştığından aslolan zorunlu sigortalılık olmakla 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalılığa değer vermek gerekir.
17.04.2008 gün ve 5754 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun
73.maddesi ile eklenen 5510 Sayılı Kanunun geçici.17 maddesinde; “Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez.
Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.
Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır şeklinde düzenlenmiştir. Anılan Tebliğ 4.1.2009 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Yapılacak iş; davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığı için yaptığı tüm primlerinin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunup bulunmadığını tesbit etmek, 5 yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunduğu tesbit edildiği takdirde, primlerin tam olarak karşılandığı ayın sonu itibariyle sigortalılığı durdurmak, prim borcuna ait süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyerek bu tarihten sonraki uyuşmazlığa konu 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalılığa geçerlilik tanımak ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.