YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10423
KARAR NO : 2009/8507
KARAR TARİHİ : 15.06.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, …’nın 11.3.2001-14.9.2003 tarihleri arası her ay 10 gün çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalı şirkete ait iş yerinde davalı …’nın 11.03.2001-14.09.2003 tarihleri arasında her ay 10 gün çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; …’nın davalı şirkete ait iş yerinde ayda 22 gün çalıştığına ilişkin Kurum tespitinin yerinde olmadığı anlaşıldığından sigortalının davalı şirkete ait iş yerinde ayda 10 gün çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacıya ait sürücü kursu işyerinde sigorta müfettişince yapılan 02.11.2004 tarihli yerel denetimde, davacının sigortalı olarak çalıştırdığı direksiyon usta öğreticisi davalı …’nın ayda 22 gün çalıştığı halde 10 gün çalışmış gibi belge düzenlendiğinin rapor edildiği, kurum tarafından davacıya yapılan bildirim ile eksik bildirim tespit edilmesi nedeniyle ücret bordroları ve kayıtların geçersiz olduğu kabul edilerek 506 sayılı Yasa’nın 79/7 maddesi uyarınca kuruma bildirilmeyen sürelere ilişkin bildirge ve bordroların verilip, primlerinin ödenmesinin istendiği aksi takdirde Kurum tarafından re’sen düzenleneceğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
506 Sayılı Yasa’nın 79 maddesi uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligat üzerine bir ay içerisinde verilmemesi ya da eksik verilmesi hallerinde Kurum tarafından resen düzenlenerek, bu süreye ilişkin sigorta primlerinin işverenden isteneceği, işverenin, tebliğ edilen prim borcuna karşı Kurum ünitesine bir ay içinde itiraz hakkı bulunduğu,. itirazın reddi halinde ise bir ay içinde yetkili mahkemeden Kurum işleminin iptalinin istenebileceği öngörülmüştür.
Somut olayda, davacı şirketten eksik bildirilen sürelere ilişkin bildirge ve bordroların verilerek, primlerinin ödenmesinin istendiği, belgelerini tanzim edilip verilmediği takdirde Kurumca re’sen prim düzenleneceğinin bildirildiğinin anlaşıldığı halde, Kuruma verilmesi gereken belgelerin, yapılan tebligat üzerine bir ay içerisinde verilmemesi ya da eksik verilmesi nedeni ile Kurum tarafından resen düzenlenerek, bu süreye ilişkin sigorta primlerinin işverenden istenip istenilmediği dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Yapılacak iş; davacı tarafından Kuruma verilmesi gereken belgeler, yapılan tebligat üzerine bir ay içerisinde verilip verilmediğini, giderek Kurum tarafından resen düzenlenerek, bu süreye ilişkin sigorta primleri davacıdan istenip istenilmediğini araştırmak, kurum tarafından re’sen düzenlendiğinin anlaşılması halinde anılan yasal prosüdürün işletilmesi için mehil verilmeli ve bu sorun bekletici mes’ele yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA,bozma nedenine göre öteki itirazların incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde dahili davalılara iadesine, 15.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.