Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/10546 E. 2009/7858 K. 04.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10546
KARAR NO : 2009/7858
KARAR TARİHİ : 04.06.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,tahakkuk ettirilen prim borcu,gecikme zammı ve idari para cezasının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Dava, davalı Kurum tarafından diğer davalının resen sigortalı olarak tescil edilmesi nedeniyle tahakkuk ettirilen prim borcu ve gecikme zammı ile idari para cezasının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın HUMK.’un 409/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 409.maddesinin 1.fıkrası gereğince, “Oturuma çağrılmış olan tarafların hiçbiri gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.”Aynı maddenin 2.fıkrası gereğince de “İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar açılmamış sayılır ve mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.” Somut olayda, 31.01.2008 tarihinde davacı vekilinin duruşmayı takip etmemesi nedeniyle HUMK.’un 409.maddesi gereğince dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına 02.04.2008 tarihinde de Yasa’nın tanıdığı 3 aylık süre dolmadığı halde, üç aylık süre içinde davanın yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca,mahkemece davacı vekilinin 16.04.2008 tarihli yenileme talebinin işleme konulması ve bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunduğu için yeniden harç alınarak davaya devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 04.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.