YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10733
KARAR NO : 2009/7882
KARAR TARİHİ : 04.06.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin l.3.l976 olarak kabulüne ve talep tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 1.3.1976 tarihinde hizmet aktinde dayalı olarak bir gün süre ile çalıştığının ve 1.3.2007 tarihinden geçerli olmak üzere 506 sayılı Yasa gereğince yaşlılık aylığını hak kazandığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıcının 1.3..1976 tarihi olduğunun ve tahsis talep tarihini takip eden 1.3.2007 tarihinden geçerli olmak üzere 506 sayılı Yasa’dan yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verişmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 1.3.1876 tarihli işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği, dönem bordrosunun getirtildiği ve dinlenen bordro tanıklarının çalışmayı doğruladıkları, davacının 29.4.1991-4.3.2003 tarihleri arasında 11 yıl 10 ay 5 gün (4265 gün) Bağ Kur sigortalısı olduğunun bildirildiği, ancak Bağ Kur sigortalılığı nedeniyle pirim borcu olup olmadığının sorulmadığı, 1.5.2003 tarihinden 2007/3 aya kadar 506 sayılı Yasa’ya tabi 1380 gün isteğe bağlı sigortalı olduğu, SSK’na verdiği 15.2.2007 tarihli tahsis talebinin 25 yıllı sigortalılık süresini doldurmadığından yaşlılık aylığı bağlanmayacağının 19.3.2007 tarihli Kurum yazısı ile davacıya bildirildiği anlaşılmaktadır
2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerinin Birleştirilmesi Hakkındaki Kanunun 8.maddesi hükmüne göre; birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden ilgililere son 7 yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla kurumca kendi mevzuatına göre aylık bağlanır. Bu bağlamda 2829 sayılı Yasa kapsamında birleştirilecek süreler; anılan yasanın 2. maddesi hükmünde sıralanan kurumlarda (T.C.Emekli Sandığı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu ile Sosyal Sigortalar Kurumu ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20. maddesine göre kurulan emekli sandıklarında) 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu ve 2926 sayılı Tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine göre kurumlarına emeklilik keseneği veya malüllük yaşlılık ölüm sigortaları primi ödenerek geçirilen sürelerdir.
Öte yandan 2829 sayılı Yasa’nın değişik 8. maddesinde birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olmaması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı bildirilmiştir. İsteğe bağlı sigortalılık süresi fiili hizmet süresinden sayılmayacağından davacının son yedi yıllık fiili hizmet süresi hesabında isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin aylık bağlamaya esas Kurumun belirlenmesinde değerlendirme kapsamına alınmaması gerekir.
Somut olayda; davacının 1.3.1976 tarihinde bir gün süre ile çalıştığının tespitine dair verilen tespit karar yerinde ise de; davacı sigortalının yaşlılık aylığı talep tarihi (15.2.2007) itibariyle son 7 yıldaki fiili hizmet süresinin 1380 günü isteğe bağlı SSK sigortalılığı olduğuna göre davacı sigortalının 2829 sayılı yasanın 8. maddesi hükmü kapsamında son 7 yıldaki fiili hizmet süresinin 1260 günden fazlasın fiili çalışmayı içeren Bağ Kur zorunlu sigortalılık kolundan olduğundan davacıya 506 sayılı Yasa’ya göre aylık bağlanması mümkün değildir.
Mahkemenin kabulüne göre de birleştirmeye esas alınan Bağ Kur sigortalılık süreleri için davacının pirim borcu bulunup bulunmadığının araştırılmadan istemin kabul edilmesi hatalıdır
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 4.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.