Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/10774 E. 2009/8282 K. 09.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10774
KARAR NO : 2009/8282
KARAR TARİHİ : 09.06.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı çalıştığı iş ve işyeri itibariyle itibari hizmet süresinden yararlandırılması gerektiğinin tespiti ile bu sürelerin sigortalılık süresine eklenmesine, 3600 gün şartının emeklilik esnasında nazara alınarak primlerin emeklilikte maaşına yansıtılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi ve davalılardan … San. ve Tic. A.Ş. vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Davacı, çalıştığı iş ve işyeri itibariyle itibari hizmet süresinden yararlandırılması gerektiğinin tespiti ile bu sürelerin sigortalılık süresine eklenmesine, 3600 gün şartının emeklilik esnasında nazara alınarak, primlerin emeklilikte maaşına yansıtılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının davalı işyerinde çalıştığı 18.03.1996-19.02.2007 döneminde yararlanması gereken itibari hizmet süresinin 983 gün olduğu,bunun yararlanma koşullarından olan 3600 gün koşulunun emeklilik sırasında davalı Kurum tarafından nazara alınmasının tesbitine,karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davacının davalı işyerinde 18.03.1996-19.02.2007 tarihleri arasında baskı bölümünde çalıştığı,mahkemece keşif yapıldığı, keşifte dinlenen tanıkların davacının çalışmasına dair davacıya özel beyanda bulunmadıkları,işyerine ve çalışma ortamına dair genel bilgiler verdikleri,mahkemece yapılan keşifte işyerine ait gözlemlerin keşif tutanağına yansıtılmadığı anlaşılmıştır.
Basım ve gazetecilik işyerindeki çalışma koşulları nedeniyle itibari hizmet süresinden yararlanabilmek için, yasada öngörülen iki koşulun birlikte gerçekleştiğinin belirlenmesi gereklidir. Bunlardan birinci koşul, sigortalının basım ve gazetecilik işyerinde çalışmış olmasıdır. Ancak bu koşulun araştırılıp saptanmasında; işyeri, dar anlamda muhakkak ve sadece gazete basımıyla uğraşan bir basımevi olarak düşünülmeyip, yasanın açık amacı göz önünde bulundurularak söze değil öze üstünlük tanıyan bir yorumla sonuca varılmalıdır. İkinci koşul ise, yine aynı maddenin II. alt bendinin (a-f) işaretli alt bentlerinde yazılı fiziksel dış etkenlerden birinin olayda ayrıca gerçekleşmiş bulunmasıdır.
Somut olayda,davacının, davalı işverene ait işyerindeki çalışmalarının itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir koşullarda geçip geçmediğinin tespiti amacıyla, bilirkişi kurulunun katılımıyla yapılan keşifte, işyerine ilişkin gözlemler keşif tutanağına yansıtılmadığı gibi; hükme dayanak alınan bilirkişi raporu da, konuya ilişkin mevzuatın irdelenmesi ve işyeri ortamında bulunduğu belirtilen sağlığa zararlı maddelere ilişkin soyut bilgilere yer veren içerikle düzenlenmiştir. Anılan rapor, yukarıda sayılan iki koşulun varlığını ortaya koyabilmek açısından, işyerinin kapsamı, çalışma düzeni ve koşulları ile bölümleri ve bu bölümlerin taşıdıkları özellikler, hangi bölümlerdeki çalışmalarda anılan yasada sayılan fiziksel dış etkenlere maruz kalındığı ve buna bağlı olarak itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir işlerden olup olmadığı yönlerini, işyeri üretim planına dayalı şekilde ayrı ayrı inceleyip bireyselleştirme işlemi yapmadığı gibi; davacının çalışma koşulları ile yasanın aradığı etkenlere maruziyeti konusunda somut irdeleme de içermemektedir.
İşyeri bildirgesinin, işyerinde yapılan işin mahiyeti hanesinde, “çeşitli plastik filmler, alüminyum, selofan, opp, kağıt vb malzeme üzerine tifdruk baskı işleri, laminasyon-parafin işleri-tifdruk mürekkebi imali-pvc film imali” olarak belirtilmiş; TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen analiz raporunda ise, “200.000 M²’lik tesis alanında, gıda sektörü için film, baskılı malzeme üretimi ve laminasyon işleminin 18.000 ton/yıl üretim kapasitesi ile” yapıldığı belirtilmiştir. İşyeri, baskı, rotosel, laminasyon, kesme, boyahane, depo, kazan dairesi, bakım ve sevkiyat bölümlerinden oluşmaktadır. Sıralanan bilgiler gözetildiğinde, öncelikle, işyerinin tümüyle mi, yoksa belirli bölümleri itibariyle mi basım ve gazetecilik işyeri olarak nitelendiği; maruz kalınan etkenlerin oluşturduğu hastalıklar alanında uzmanı tıp doktoru, matbaacılık işinden anlayan kimya yüksek mühendisi ve makine yüksek mühendisi iş güvenliği uzmanlarından oluşacak bilirkişi kurulu marifetiyle, işyerindeki keşiften elde edilen bulgulara dayalı olarak ortaya konulmalıdır.
Davacının işyeri özlük dosyasında yer alan bilgiler tüm içeriğiyle dosyaya katıldıktan sonra; üretim, baskı, depo gibi tüm bölümleri gözetilerek; işyeri ve yapılan işin niteliği, özellikleri ve buna bağlı olarak hangi olumsuz dış etkenlere maruz kalındığı, çalışmanın itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir biçimde geçip geçmediği; gürültü ve ihtizaz yapıcı makine ve aletlerdeki çalışma düzeniyle, çalışmanın gerçekleştiği saatler, gürültü düzeyi ve kullanılan maddelerin, insan sağlığı için tehlike sınırı ve ölçümleme yönteminin yargısal denetime elverir biçimde ortaya konulması gereği üzerinde durulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … San. ve Tic. A.Ş. iadesine, 09.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.