YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10834
KARAR NO : 2009/9998
KARAR TARİHİ : 29.06.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,başvuru tarihi itirabiyle maluliyet aylığına hak kazandığının tesbitiyle aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 22.01.2004 tarihli maluliyet aylığı bağlanmasına ilişkin istemini reddeden kurum işleminin iptali ile başvuru tarihi itibariyle maluliyet aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının maluliyet aylığı talebini reddeden Kurum işleminin iptaline karar verilmesi doğrudur. Ancak “4379.89-TL’lik prim borcunun ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine” şeklinde şarta bağlı hüküm kurulması hatalı olmuştur.
HUMK’nun 389. maddesinde, Mahkeme kararında taraflara yükletilen görev ve verilen hakların şüphe ve tereddüdü gerektirmeyecek biçimde açık olarak yazılması öngörülmüştür. Hüküm fıkrası, kararın esası olup, açık ve infazı mümkün olmalıdır. Şarta bağlı ve terditli olarak hüküm kurulamaz. Davanın açıldığı tarihteki duruma göre hüküm fıkrasında, asıl talep ile yardımcı talepler hakkında, şüphe ve tereddüdü gerektirmeyecek biçimde, açık olarak karar verilmelidir.
Yapılacak iş; davacıya prim borcunu ödemesi için önel vererek, anılan borcunu ödeyip ödememesi durumuna göre, bu konuda açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde bir karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde şarta bağlı hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.