Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/10979 E. 2009/9275 K. 22.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10979
KARAR NO : 2009/9275
KARAR TARİHİ : 22.06.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, eksik işçilik bildirimi nedeniyle tahakkuk ettirelen ek prim ve gecikme zammının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davalı kurumca eksik işçilik bildirimi nedeniyle tahakkuk ettirilen ek prim ve gecikme zammının tahakkukuna ilişkin işlemin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
Sigorta müfettişlerine işyerlerinde eksik işçilik bildiriminde bulunup bulunmadığını inceleme ve buna dayalı olarak kurumca re’sen ek prim tahakkuku yetkisini veren 4792 sayılı Kanunun 3917 sayılı Kanunla değişik 6. maddesi 04/10/2000 tarihli 616 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kaldırılmış, anılan Kararname Anayasa Mahkemesinin 31/10/2000 tarihli kararı ile iptal edilmiş, iptal hükmü 10/11/2001 tarihinde yürürlüğe girmiş, kararda öngörülen süre içinde yasal bir düzenleme yapılmamış ve hukuki bir boşluk doğmuştur.
Bu yönde, en son 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile yapılan yasal düzenlemeyle aynı konu yeniden düzenlenerek anılan Kanunun bir yandan 9. maddesinde Sigorta Teftiş Kurulu Başkanlığına işin yürütümü için gerekli olan asgari işçilik miktarını saptama yetkisi tanınmış; aynı Kanunla 506 sayılı Kanunun 130. maddesine eklenen yeni fıkra ile “ işverenin Kuruma, emsaline, yapılan işin nitelik, kapsam ve kapasitesine göre işin yürütülmesi için gerekli olan sigortalı sayısının, çalışma süresinin veya prime esas kazanç tutarının altında bildirimde bulunduğunun Kurumca saptanması halinde, işin yürütülmesi için gerekli olan asgari işçilik miktarı, yapılan işin niteliği, bünyesinde kullanılan teknoloji, iş yerinin büyüklüğü, benzer işletmelerde çalıştırılan işçi sayısı, ilgili meslek ve kamu kuruluşlarının görüşü gibi unsurları dikkate alarak sigorta müfettişi tarafından tespit edilir.” hükmü getirilmiş, yine bu konu ile bağlantılı olarak 506 sayılı Kanunun 79. maddesine de yeni fıkra hükümleri eklenmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı şirketin yemek fabrikası bulunduğu üretilen yemek, çalışan işçiler ve kapasite nazara alınarak davalı kurumca 91.233,80 TL eksik işçilik bildirimi bulunduğu tesbit edilerek 30.563,32 TL ek prim 26.4.2006 tarihi itibariyle 12.686,86 TL gecikme zammı tahakkuk ettirildiği, davacı şirketçe yapılan itirazın 2.6..2006 tarihli Komisyon kararı ile reddedilmesi üzerine bu davanın açıldığı görülmektedir. Taraflar arasında uyuşmazlık davacı … şirketi tarafından 2004/1-12 Aylar (7.ve 8.aylar hariç) olmak üzere 4.1.2006 tarihli müfettiş raporunda belirtilen eksik işçilik bildiriminin ve buna dayalı prim ve gecikme zammının doğru olup olmadığı noktasındadır. İtiraz Komisyonunun 2.6.2006 tarihli kararında Müfettiş raporunda işverinin 2004 yılı Temmuz ve Ağustos ayları hariç diğer aylarda yemek fabrikası işyerinden bildirilen sigortalı ve çalışma gün sayısının işin yürütümü için Kuruma yapılan bildirimlerin yeterli olmadığı ayrıca 6.8.2003 tarihindeyürürlüğe giren 4958 sayılı kanunun 9 ve 506 sayılı Kanunun 130.maddesi ile sigorta müfettişlerine işin yürütümü için gerekli olan asgari işçilik araştırma yetkisi verildiğinden tahakkuk ettirilen prim borcundan dolayı maddi hatanın olmadığı ileri sürülerek itirazın reddedildiği keşif sonucu alınan 25.2.2008 tarihli bilirkişi raporunda 2004 yılı 7.ve 8.aylar hariç diğer aylarda günde l4 adet sevk aracı ve günde 2 kap yemek sevki nazara alındığında üretilen yemeğin 20 işçi ile yapılmasının mümkün olmadığı, işin yürütümü için gerekli olan işçilik miktarının altında bildirimde bulunulduğu kanaatine varıldığı, şeklinde görüş bildirildiği, ne var ki, hangi firmalara kaç gün, ne kadar süre ile ne kadar yemek verildiği, belgeler ve faturalar üzerinde inceleme yapılarak araştırılmadığı raporun denetime elverişli olmadığı görülmüştür.
Yapılacak iş; dava konusu işle ilgili teknik bilgilere sahip işçilik saptamasını bilen gıda mühendisi, hukukçu ve mali müşavirden oluşan 3.kişilik bilirkişi heyetinden özellikle müfettiş raporunda esas alınan belgeler ve ticari kayıtlar ( defterler, faturalar gibi) incelenerek faturaların tarihleride gözetilerek bu faturaların işçilik içerip içermediği, deftere kaydedilip kaydedilmediği, yemek fabrikasının yemek dağıtımı ile ilgili olarak kapasitesi belirlenip yemek satışına ilişkin ticari kayıtlarda dikkate alınarak yemek pişirme ve dağıtma işinin kaç işçi ile yapılabileceğinin, işin teknik yönleri, işin büyüklüğü kısaca bildirilmesi gereken tüm işçilik verileri dikkate alınarak rapor almak, verilen raporu dosya içeriği ile birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın bu yönde bir inceleme yapılmaksızın sonuca varan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.