YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10990
KARAR NO : 2009/9014
KARAR TARİHİ : 18.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, 18.8.1982-2.6.1992 tarihleri arası 1.7.1990-31.10.1991 tarihleri arası dışında kalan dönemde … sigortalısı olduğunun ve 2.6.1992 tarihinden sonra … sigortalısı olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava,davacının 18.08.1982-02.06.1992 tarihleri arasında 01.07.1990-31.10.1991 tarihleri arası dışında kalan dönemde … sigortalısı olduğunun ve 02.06.1992 tarihinden sonra … sigortalısı olmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda;davacının 18.08.1982 tarihli bildirgeye göre aynı tarihli vergi kaydı nedeniyle 18.08.1982 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak tescil edildiği,Kurumun davacının sigortalılık sürelerini 18.08.1982-26.04.1983, 27.04.1983- 13.06.1983,02.01.1986-30.06.1990,01.04.1991-02.06.1992,15.06.1992-01.07.1992,01.08.1992-02.08.1992,01.09.1992-20.09.1992,14.11.1992-15.11.1992, 15.04.1998-30.03.2005 olarak kabulettiği,davacının18.08.1982-26.04.1983,27.04.1983-13.06.1983,02.01.1986-15.12.1986,15.01.1987-10.03.1987, 20.05.1988- 30.06.1989 tarihleri arasında vergi kaydının,27.08.1982- 05.01.1984 ve 13.01.1986- 19.06.1992 tarihleri arasında Esnaf ve Sanatkarlar Odası kaydının, 13.01.1986 tarihinden itibaren devam eden Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Memurluğu kaydının bulunduğu, 08.10.1979 tarihinden itibaren 14.12.1993 tarihine kadar kesintili 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu, 01.05.2003 tarihinden 30.10.2006 tarihine kadar 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalılığının bulunduğu,15.02.1993.14.03.1993, 17.03.1993-14.04.1993 ve 15.12.1998 -30.03.1998 tarihleri arasında Emekli sanığına tabi çalışmasının bulunduğu anlaşılmaktadır.Mahkemece davacının 02.06.1992 tarihinden sonraki dönemde … sigortalısı sayılması ve prim borcu tahakkuk ettirilmesi söz konusu olmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de,davacının temyiz dilekçesine ekli 10.04.2008 tarihli hizmet cetvelinden Kurumun davacıyı 02.06.1992 tarihinden sonra da vergi,oda ve sicil kaydını dikkate alarak SSK’lı çalışmalarını dışlayarak 30.03.2005 tarihine kadar sigortalı kabul ettiği ve 29.344,09 TL prim borcu çıkartıldığı görülmektedir.
Sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılığa yer verilmemiş olması nedeniyle “çakışan sigortalılık” olarak adlandırılan, bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olması hali, zorunlu sigortalılıkların çakışması halinde yasalarda yer alan düzenlemelerle önceden başlayan sigortalılığa geçerlilik tanınarak, isteğe bağlı sigortalılık ile zorunlu sigortalılığın çakışması halinde ise zorunlu sigortalılığa değer verilerek “çakışan sigortalılık” sorunu çözüme kavuşturulmalıdır.
17.04.2008 gün ve 5754 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 73.maddesi ile eklenen 5510 Sayılı Kanunun geçici.17 maddesinde; “Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez.
Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.
Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır şeklinde düzenlenmiştir.
Yapılacak iş;davacının …’a yaptığı en son prim ödemesinin 19.10.1994 tarihinde olduğu göz önünde bulundurularak, 5510 sayılı Yasa’nın Geçici 17. maddesi uyarınca davacının 5 yıldan fazla prim borcu varsa sigortalılığı durdurulacağından, …’a yaptığı ve sigortalı hizmet cetvelinde görünen prim ödemelerinin tam olarak davacının hangi tarihe kadar ki sigortalılığını karşıladığını Kurumdan sormak,davacının 5 yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu varsa sigortalının ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle sigortalılığını durdurmak, bu tarihten sonraki 506 sayılı ve 5434 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığa geçerlilik tanımak, 5 yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu yok ise davacının Emekli Sandığına ve 506 sayılı Yasa’ya tabi çakışan sigortalılığı yönünden önceden başlayan sigortalılığa geçerlilik tanımak suretiyle çakışan sigortalılık sorununu çözüme kavuşturarak sonuca gitmekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 18.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.