Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/11332 E. 2009/8561 K. 15.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11332
KARAR NO : 2009/8561
KARAR TARİHİ : 15.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş)Mahkemesi

Davacı,yersiz maaş ödemesinden dolayı borcunun olmadığının % 40 icra inkar tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı 20.12.1978 yılından itibaren 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunu 26.05.1994 tarihinde tüm prim borçlarını ödeyerek davalı kurumdan kısmi yaşlılık aylığı almaya hak kazandığını, 13 yıl boyunca maaş almakta iken davalı kurum tarafından 20.04.1982 tarihinden sonraki çalışmasının 1479 sayılı Yasa kapsamında olmadığı gerekçesi ile kısmi emeklilik işleminin iptal edildiğini ve müvekkiline 39.609,67 YTL yersiz maaş ödemesi adı altında borç çıkarıldığını, Yozgat İcra Müdürlüğünün 2007/4298 dosyası ile 08.06.2007 tarihinde takibe geçildiğini, yersiz maaş ödemesinden dolayı borcunun olmadığının tespiti ile icra takibine haksız olarak geçildiği için %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile , davacının davalı kuruma 39.609,67YTL borçlu olmadığının tesbitine, haksız icra takibi nedeniyle Yozgat İcra Müdürlüğünün 2007/429 Esas sayılı takip dosyasından dolayı %40 icra inkar tazminatı olan 15.843,60 YTL’ nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalı kurumun sataşmasının bu şekilde giderilmesine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 22.06.1979 tarihli giriş bildirgesi ile oda kaydına istinaden 20.12.1978 tarihi itibari ile 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının başladığı, 26.05.1994 tarihi itibari ile davacının kısmi yaşlılık aylığına müracaat ettiği, müracaatının kabul edilerek kısmi yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının 27.10.2006 tarihinde SGDP için başvuruda bulunduğu, ibraz etmiş olduğu oda kaydında davacının Şefaatli Esnaf Odası kaydının 30.11.1984 tarihi itibariyle silindiğinin tesbit edildiği,bunun üzerine ilgili odaya gidilerek tesbit tutanağı düzenlendiği ve … kaydının oda kaydının silinmesi nedeniyle 20.04.1982 tarihinde terkin edildiği, 28.12.2006 tarihi itibari ile davacının kısmi yaşlılık aylığının iptal edilerek 39.609,67YTL yersiz ödemeden doğan alacağın istendiği, davacının 20.04.1982 – 01.06.1994 tarihleri arasındaki 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine ve kesilen emekli aylığının kaldığı yerden yasal faizi ile birlikte devamı ile aksine kurum işleminin iptaline ilişkin 14.02.2007 tarihinde dava açtığı,Mahkemece 10.04.2007 tarihinde davacının belirtilen tarihler arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun ve emeklilik aylığının kesildiği tarihten itibaren bağlanması gerektiğinin tesbitine,kurumun sataşmasının bu şekilde giderilmesine karar verildiği, kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 12.11.2007 tarih ve 2007/14078 E, 2007/20484 K sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, Yozgat İcra Müdürlüğünün 2007/4298 takip nolu dosyasında 08.06.2007 tarihi itibari ile 39.609,67-YTL ilamsız icra takibi yapıldığı takibin 03.12.2007 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve 10.12.2007 tarihinde yapılan itiraz ile takibin durdurulduğu,haciz işleminin yapılmadığı görülmüştür.
Uyuşmazlık davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediğine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, İcra İflas Kanunun 72. maddesinde, “ (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/43 md.)Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde kırktan aşağı tayin edilemez.
(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde kırkından aşağı olamaz.Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.” Hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda,davalı Kurumun davacının aylığından kesilen sosyal güvenlik destek priminin kesilmesinin durdurulması için davalı Kuruma verdiği belgelerde oda kaydının 30.11.1984 tarihinde silindiğinin tesbit edilmesi üzerine Kurumca yapılan inceleme neticesinde davacının … sigortalılığının 20.04.1982 tarihinde terkin edildiği,davacı tarafından Kurum işleminin iptaline yönelik açılan dava kesinleşmeden önce Kurumca davacı aleyhine takip yapıldığı,menfi tesbit davasının icra takibini kendiliğinden durdurmadığı anlaşılmış olup,davalı Kurumun yapmış olduğu takibi haksız ve kötüniyetli olarak yaptığı düşünülemez. Hal böyle olunca Mahkemece davacı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan davacı dava dilekçesinde yalnızca %40 oranında icra inkar tazminatı verilmesini talep ettiğinden mahkemece %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken asıl alacağın %40 olan miktara yani 15.843.60-TL’sının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, bu miktar üzerinden davacı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesine karar verilmiş olması da mahkemenin kabul şekli bakımından hatalı olmuştur.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. ve 3. bentlerinin silinerek yerlerine, “Davanın kısmen kabulü ile, Davacının davalı kuruma 39.609,67YTL borçlu olmadığının tesbitine, haksız icra takibi nedeniyle Yozgat İcra Müdürlüğünün 2007/429 Esas sayılı takip dosyasından dolayı %40 icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalı kurumun sataşmasının bu şekilde giderilmesine, Hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT’ ne göre hesap edilen 4.260.97 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 15.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.