Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/11361 E. 2009/7549 K. 01.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11361
KARAR NO : 2009/7549
KARAR TARİHİ : 01.06.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 18.06.1980-30.06.1980 tarihleri arası 13 günlük çalışmanın kendisine ait olduğunun tespiti ile sigortalılık başlangıç tarihinin 18.06.1980 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalıya ait işyerinde 18.06.1980-30.06.1980 tarihleri arasında 13 günlük primi ödenmiş çalışma süresinin davacıya ait olduğunun tesbiti ile sigortalılık başlangıç tarihinin 18.06.1980 olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Yerel Mahkemece; “davanın kabulü ile, davacının maden ocağı işyerinde 18.06.1980-30.06.1980 tarihleri arasında 13 günlük primi ödenmiş çalışmanın davacıya ait olduğunun, sigortalılık başlangıç tarihinin 18.06.1980 olduğunun tesbitine ,karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, yetkili mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanaklarını oluşturan 506 sayılı Yasa ve 5510 sayılı Yasada uyuşmazlığın çözüm yerine ilişkin bir düzenleme öngörülmemiştir.
HUMK 9. maddesinde tanımlanan genel yetki kuralına koşut hüküm içeren 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesinde, “İş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği”, 15. maddesinde; bu Kanunda sarahat bulunmıyan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir.
Genel yetki kuralı dışında düzenleme öngörülmemiş olması karşısında, HUMK’da yer verilen özel yetkiye ilişkin düzenlemelerin İş Mahkemelerinin yetkisinin belirlenmesinde dikkate alınması gerekmektedir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 17. maddesi uyarınca; “Hakiki veya hükmi bir şahsın muhtelif mahallerde şubeleri bulunduğu takdirde o şubenin muamelesinden dolayı iflas davası müstesna olmak üzere o şubenin bulunduğu mahalde dahi dava ikame olunabilir”.
Davaya konu somut olayda; davacı,davalıya ait işyerinde 18.06.1980-30.06.1980 tarihleri arasında 13 günlük primi ödenmiş çalışma süresinin davacıya ait olduğunun tesbiti ile sigortalılık başlangıç tarihinin 18.06.1980 olduğunun tesbitine karar verilmesi” istemiyle Balıkesir 1. İş Mahkemesine eldeki davayı açmıştır.
Davaya konu uyuşmazlık Çanakkale Sosyal Güvenlik Kurumu il Müdürlüğü işleminden kaynaklanmaktadır. Tüzel kişilere karşı açılacak davalarda genel yetkili mahkeme, tüzel kişilerin yerleşim yerinin, yani merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olmakla birlikte, şube işlemleri nedeniyle açılacak dava, taraf olarak bağlı bulunulan merkez davalı gösterilerek, şubenin bulunduğu yerde de açılabilir.
“Kurum adına işlem yapmaya yetkili bulunmak” şubenin tanımından ortaya çıkan bir sonuç olup, şubenin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olmasında tek başına yeterli değildir. Şubenin bulunduğu yer yetkisi, o şubenin yapmış olduğu işlemlerden, davacıya ait işlemlerin yürütülmesinden doğan uyuşmazlıklarda geçerli bulunmaktadır.
Davaya konu Kurum işlemi Çanakkale İl Müdürlüğünce yapılmıştır. Davalı Kurumun Balıkesir’de de şubesinin bulunmasına karşın, uyuşmazlığa konu Kurum işleminin bu şube muamelesinden kaynaklanmamış olması karşısında, o yer iş mahkemesi yetkili kabul edilemez.HGK’nun 2008/10-329 E,2008/334 K,16.04.2008 tarihli ilamıda bu yöndedir.Hal böyle olunca yerel mahkemenin bu yönlere ilişkin değerlendirmesi doğru bulunmamaktadır.
Yapılacak iş;Mahkemenin yetkisizliğine ,dosyanın yetkili Çanakkale İş Mahkemesine gönderilmesine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 01.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.