Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/11450 E. 2009/11266 K. 16.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11450
KARAR NO : 2009/11266
KARAR TARİHİ : 16.07.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde l.l.l992- 3l.l2.l995 ile l.l.l999- 3l.l2.2002 tarihleri arası çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının 1.1.1992-31.12.1995 ve 1.1.1999-31.12.2002 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde aralıksız olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın tümden reddine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı işyerinin 1.12.1994 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, uyuşmazlık dönemine ait dönem bordrolarının getirtildiği, davacı adına davalı işyerinden 1.9.1995 tarihli işe giriş bildirgelerinin Kuruma verildiği, davacının 1986/1.dönemden 28.2.1991 tarihine kadar ve uyuşamazlık dönemi içerisinde kalan 10.1.1994-4.3.1994, 1.2.1995-3.8.1995, 3.7.1996-16.7.1996, ve 15.1.1998-30.6.1998 tarihleri arasında başka işyerlerinde geçen çalışmalarının kuruma bildirildiği, davalı işyerinden ise 1.9.1995 tarihinden 1996/1 .dönem arasında 37 gün bildirimini bulunduğu ve dönem bordro tanıklarının dinlendiği anlaşılmaktadır
Hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle mahkemece 4.8.1995-31.8.1995 ve 1.1.1999-9.5.1999 tarihleri arasındaki dönemlere ilişkin istemin reddine karar verilmesi doğrudur.
Mahkemece reddedilen 11.5.2001-31.12.2002 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise araştırma yapılmadan sonuca gidildiği görülmüştür
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Mahkemece yapılacak iş; 11.5.2001-31.12.2002 tarihleri arasındaki dönem yönünden davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek zabıtaca komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlar tesbit edilip beyanlarına başvurmak, varsa davalı işyerinden sigortalının şahsi işyeri dosyasını getirtmek ve davacının çalışmaları konusunda tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.7.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.