YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11515
KARAR NO : 2009/8028
KARAR TARİHİ : 08.06.2009
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı (3.Kişi)vekilince duruşma istenilmiş mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar verilmiştir.Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Uyuşmazlık 3.kişinin İ.İ.K.’nun 96 ve devam maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Haciz uygulanan Kipa ……. iş yeri adresi davacı 3.kişi adına 27.03.2006 tarihinden bu yana vergiye kayıtlıdır. Borçluya ödeme emri bu adreste tebliğ edilmediği gibi takip dayanağı bono da borçlu Limited Şirketinin merkez ve şube iş yeri olarak gösterilen adres farklı olup haczin uygulandığı adres borçlu adresi olarak gösterilmemiştir.Borçlunun kayıtlı merkez adresi H.Efendi Mahallesi,K.Karabekir (caddesi) N0:13/A,şube adresi ise Kurtuluş mahallesi ,Adnan Menderes Bulvarı N0:32/D adresidir.
Bu durumda İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi davacı yararına olup karine aksi yani haciz adresinin ve hacizli malların borçluya ait olduğu davalı alacaklı tarafından isbat edilememiştir. Karar gerekçesindeki açıklamaların aksine davacı 3.kişi temsilcisi Aydan Aydınlar borçlu Ltd.Şt ortağı iken borcun doğumundan önce 21.02.2005 tarihinde borçlu şirketteki hissesini devrederek bu ortaklıktan ayrılmıştır.Her ne kadar dosyadaki Ticaret Sicil kayıtlarından borçlu Ltd.şirketi ile davacı 3.kişinin merkez adresleri aynı ise de borçlunun haciz uygulanan iş yeri ve hacizli mallarla ilgisi saptanamadığından davanın kabulu gerekirken davacı ve borçlu şirket ortakları arasında organik bağ bulunduğundan söz edilerek isbat yükü ve kanıtlar yanlış değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde davacı 3.kişinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır…
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 08.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.