YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11516
KARAR NO : 2009/8683
KARAR TARİHİ : 16.06.2009
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı(Alacaklı) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir.Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı alacaklının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Uyuşmazlık İ.İ.K’nun 96 ve ardından gelen maddelerine dayanan istihkak davasıdır.
Dava konusu hacizli taşınır mal üzerindeki haczin 08.03.2006 tarihinde kaldırıldığı icra dosyası içeriğinden anlaşılmıştır. Bu durumda “konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerekirken konusuz kalan davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan kural olarak konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı ile birlikte davanın açılmasına sebebiyet veren tarafa yargılama giderinin bu arada avukatlık ücretinin alacak miktarı ile haczedilen taşınır malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden nispi olarak yükletilmesi gerekirse de;İstihkak davalarına İ.İ.K’nun 97/11. maddesi hükmünce genel hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır. Bu nedenle başvurma harcı ve takip konusu alacak ile hacizli malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden 1/4 oranında peşin nisbi ilam harcı alınarak duruşma açılması gerekmesine karşın davacı yanca maktu harç yatırılmak suretiyle dava açılmış ve harç tamamlattırılmaksızın davaya maktu harçla bakılarak sonuçlandırılmıştır.
Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları gereği dava nispi harca tabi olmasına rağmen maktu harçla bakılarak sonuçlanması durumunda davada haklı çıkan ve kendisini vekille temsil ettiren taraf lehine maktu avukatlık ücretine hükmolunur.Davacı yararına anılan sebeple maktu avukatlık ücreti tayini gerekirken nispi avukatlık ücreti taktiri de doğru değildir.
Kabule göre de; avukatlık ücretinin alacak miktarı ile hacizli malın değerinden hangisi az ise onun üzerinden taktir edilmesi gerekirken 50.047.94 YTL alacak miktarından fazla olan hacizli malın değeri olan 600.000 YTL üzerinden avukatlık ücreti taktiri usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya( Alacaklı) iadesine, 16.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.