YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11548
KARAR NO : 2009/9548
KARAR TARİHİ : 23.06.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,sigortalılık başlangıç tarihinin 1.5.1989 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, kurumda 2431.4244.37320 sicil numarası ile işlem gören Mesut Konfeksiyon (…) işyerinden verilen 1.5.1989 tarihli işe giriş bildirgesine dayalı olarak çalıştığından bahisle,sigortalılık başlangıcının 1.5.1989 tarihi olduğunun tesbitini talep etmiştir.,
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun değildir.
Mahkemece davacının 1.5.1989 tarihinde bir gün süre ile çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.
Davacıya ait 1.5.1989 tarihli işe giriş bildirgesinin davalı Kuruma süresi içerisinde verildiğine dair uyuşmazlık bulunmamaktadır.Uyuşmazlık somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı,mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Gerçekten; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. Yöntemince düzenlenip süresi içerisinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe alınmış olduğunu gösterirse de fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez. Sigortalılıktan söz edebilmek için, çalışmanın varlığı, Yargıtay uygulamasında 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesine dayalı sigortalılığın tespiti davaları yönünden kabul edilen ilkelere uygun biçimde belirlenmelidir. Zira, sigortalılığın başlangıcına yönelik her dava sigortalılığın tespiti istemini de içerir. Aksine düşünce, özellikle yaşlılık aylığının kabulü için öngörülen sigortalılık süresi yönünden çalışanlar ile çalışmayanlar arasında adaletsiz ve haksız bir durum yaratır. Bu nedenle, işe giriş bildirgesinin verildiği ancak yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı, kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21 -35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.1 1.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.1 1.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Oysa mahkemece,fiili çalışmanın varlığı yeterince araştırılmadığı ,dinlenen tanıkların bordro tanığı olup olmadığının anlaşılamadığı görülmektedir.
Yapılacak iş,davacının işyeri dosyası,ve diğer belgelerini getirtmek ,davalı işyerinin 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı tarihleri belirlemek,işveren kayıtları ve varsa dönem bordroları getirtilerek mümkün oldukça davacı ile aynı tarihlerde işyeri kayıtlarında yer alan ustabaşı,postabası,işveren vekili gibi işyeri çalışanları veya davacı ile aynı dönem bordrolarında yer alan kişileri dinlemek ,bu şahıslara ulaşılamadığı takdirde;komşu işverenlerin aynı nitelikleri taşıyan çalışanları ilgili SSK İl Müdürlüğü’nden gerekirse zabıta araştırması ile tesbit eedlerek bu şahısların bilgisine başvurmak ve çalışma olgusunun varlığını hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin tesbit edilerek çıkacak sonuca göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.