YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12024
KARAR NO : 2009/11161
KARAR TARİHİ : 14.07.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde l.l.l990- 3l.l2.l990 tarihleri arası çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalıya ait Cağaloğlu Anadolu Kız Meslek Lisesi işyerinde 01.01.1990-31.12.1990 yılları arasında anaokulu öğretmeni olarak geçen ve kuruma bildirilmeyen hizmet süresinin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Bu tür hizmet tesbitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icabettiği, Yargıtayın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/8. maddesi olan bu tür davalarda, öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren, tarafından verilip verilmediği, ya da çalıştıklarının kurumca tesbit edilip edilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu yasal koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmasının konusu, sürekli kesintili mevsimlik mi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre isticvap olunmalı, işyerinin kapsam kapasite ve niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmeli, mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlendikten sonra ücret konusu üzerinde durulmalı tesbiti istenilen sürenin evvelinde ve sonrasında beyyine başlangıç sayılabilecek ödeme belgeleri ve sair bu nitelikte bir belge yoksa Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunun M.288 de yazılı sınırları taşan ücret alma iddialarında yazılı delil aranmalı bu sınırlar altında kalan ücret alma iddialarında ücret miktarları tanıklardan sorulmalı 506 sayılı Kanunun madde. 3 B ve D de olduğu gibi ücretin sigortalı sayılmanın koşulu olan durumlarda ücret alma olgusunun var olup olmadığı özellikle saptanmalıdır. Bu davalarda işverenin kabulünün tek başına hukuki bir sonuç doğurmayacağı gözönünde tutulmalıdır.
Yukarıda açıklanan hususlar, yeterli ve gerekli bir araştırmayla ve deliller hep birlikte değerlendirilerek aydınlığa kavuşturulduktan sonra o çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, ya da ne zaman bu niteliğe kavuştuğu yönü üzerinde durulmalı ve çalışmayı kapsama alan yasanın yürürlük tarihinden sonraki dönem için hizmetin tespitine karar verilmelidir.
Somut olayda davacının 18.12.1989 tarihinde Rüştü Uzel Kız Meslek Lisesinden verilmiş işe giriş bildirgesi ile İş sözleşmesi, maaş nakil kağıdı ve işverenlikçe düzenlenmiş bildirge ve bordrolar mevcut olup davacının bu işyerinden 1990 yılı 1.dönem de 60 günlük çalışması bulunmaktadır. Ayrıca davacının Cağaloğlu Anadolu Kız Meslek Lisesi ile 657 sayılı Yasa’nın 4/B maddesine göre çalıştırılmak üzere 1.1.1990 tarihli sözleşmeyi yaptığı, sözleşme ekinde 1990 yılı Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayı ücret bordrolarının bulunduğu bu bordrolarda davacının ücretinden emekli sandığına emekli keseneği kesildiği, davalı Kurum Müfettişi tarafından düzenlenen 18.1.2005 tarihli raporda davalı işverenin Kurum kayıtlarına 29.1.1999 tarihinde giren dilekçe ile 1990 yılı 1, 2, ve 3. dönem bordrolarının işleme alınmaması gerektiğinin bildirildiği görülmektedir.
Dava dilekçesine ekli bordroların ne sebeple kurum kayıtlarına geçmediği usulen araştırılmamış, mahkemece Cağaloğlu Kız Meslek Lisesinden ve ilgili İl Milli Eğitim Müdürlüğünden davacının ders proğramları ve devam cetvelleri getirtilmemiştir.
Kişilerin sosyal güvenlik hakkını ilgilendiren, kamu düzenine ilişkin bu tür davaların yürütülmesi özel bir duyarlılık gerektirdiğinden, Sözkonusu fiili ve hukuki gerçekler ve özellikle 506 sayılı Kanun’un m:79/8,2-9 hükümleri dikkate alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; Cagaloğlu Anadolu Kız Meslek Lisesinden ve Rüştü Uzel Kız Meslek Lisesinden davacıya ait şahsi dosya, devam cetvelleri, ders programları, uyuşmazlık konusu tarihlerde davacının derse girdiği sınıf defterlerini getirtmek , 1990 yılı 1., 2., ve 3. döneme ilişkin dönem bordrolarının Kurumca neden işleme konmadığını araştırmak, davacı Cağaloğlu Kız Meslek Lisesinde çalıştığını ileri sürdüğü halde 60 günlük bildirimin neden Rüştü Uzel Kız Meslek Lisesinden yapıldığını açıklığa kavuşturmak ve tüm deliller bir arada değerlendirilerek çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum ve davalı Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14/07/2009. gününde oybirliğiyle karar verildi.