Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/12049 E. 2009/8686 K. 16.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12049
KARAR NO : 2009/8686
KARAR TARİHİ : 16.06.2009

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı (3.Kişi) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Uyuşmazlık alacaklıların İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açtıkları 3.kişinin istihkak iddiasının kaldırılması istenme ilişkindir.
Dava ehliyeti dava şartlarından olup davaya bakan hakim tarafından kendiliğinden gözönünde tutulması gerekir.
Davanın açıldığı 10.05.2007 tarihinde davacılar …ve…’ün reşit oldukları hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.Dava ise veli sıfatıyla davacı … tarafından kendisine asaleten, adı geçen davacılara velayeten 23.09.1998 tarihinde verilen vekaletnameye dayalı olarak Avukat … tarafından açılmıştır.HUMK’nun 59/1 maddesi uyarınca ,mümeyyiz ve reşit olup kısıtlı olmayan her gerçek kişi tam dava ehliyetine sahiptir.Kendisi dava açabilir veya bir vekil vasıtasıyla davada kendisini temsil ettirebilir.Reşit olan davacılar …… ve… …’ın yöntemine uygun şekilde davaya katılımlarının sağlanmadan sonuca gidilmesi doğru değildir.
Öte yandan İcra mahkemesinin 13.05.2008 tarih ve 2007/258 Esas, 2009/287 Karar sayılı kararı davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiş olup 11.06.2008 tarihli dilekçe ile davacılar vekili Avukat Bedii Bilaloğlu vekaletnamesindeki yetkiye binaen davadan feragat etmiştir .Bu feragat davacılar … ,….. ve … yönünden geçerlidir.
HUMK.’nun 95.maddesi gereği, feragat kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğurur.
Karar kesinleşinceye kadar istihkak davasından feragat edilebileceğinden feragata ilişkin bir karar verilmesi ve reşit olan …… ve… …’ın davaya katılımlarının sağlanması için kararın bozularak dosyanın mahalline gönderilmesi gerekir. (11.4.1940 gün ve 70 sayılı İ.İ.B.K. ve H.G.K.’nun 20.10.1981 gün ve E: 2-5, K: 683 sayılı kararı)
O halde davalı 3.kişinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya(3.kişi) iadesine 16.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.