Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/12153 E. 2009/3878 K. 16.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12153
KARAR NO : 2009/3878
KARAR TARİHİ : 16.03.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere ve özellikle temyiz nedenlerine göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının sürekli iş göremez duruma gelmesi nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının meydana gelen iş kazası sonucu % 36.2 oranında sürekli iş göremez duruma geldiği, olayın kaçınılmazlık sonucu cereyan ettiği anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiğide söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı için 35.000.00TL yerine 28.000.00TL manevi tazminat takdir edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-39.001.00TL maddi tazminat ile 35.000.00 TL manevi tazminatın 2.11.2005 olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
2- Alınması gereken 3.966.05 TL karar ve ilam kararından peşin alınan 1.213,70 TL harcın mahsubu ile 2.782.35 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine’ye İrat kaydına, davacı tarafından yatırılan 1.213.70 TL peşin nispî harç ile 26.20 TL başvurma harcı toplamı 1.239,90 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maddi tazminat için 4.200.00TL, manevi tazminat için 3.800.00TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, red edilen manevi tazminat için 1.800.00TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 415,80 TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre takdiren 248.00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,” rakam ve sözcüklerin yazılmasına hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine,16.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.