YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12407
KARAR NO : 2009/11869
KARAR TARİHİ : 01.10.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 20.9.1995- 1.4.1999 tarihleri arasında ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı murisi sigortalı …’ın ölümünden dolayı 20.9.1995 tarihinde ölüm aylığı talebinde bulunduğunu;ancak aylıkların 01.04.1999 tarihinden itibaren ödenmeye başlandığını 20.09.1995-1.4.1999 tarihleri arasında ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçelerle varılan sonuç doğru değildir.
Dosyadaki belgelerden davacının murisi …’ın ilk kez 1.6.1961 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başladığı ,1961 yılında 90,1962 yılında 87,1964 yılında 30,1967 yılında 24,1968 yılında 243 ve 1969 yılında 150 gün sigortalılığının bulunduğu ,1971 yılında DSİ de … adı ile bildirilen 70 günlük çalışmanın davacının murisi …’a ait olduğunun Erzurum İş Mahkemesinin 1997/11 E,1998/944 K sayılı 27.10.1998 tarihli kararı ile tesbit edildiği adı geçen kararın Yargıtay 21.H.D.nin 1998/ 8894 E ve 9134 K sayılı 28.12.1998 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği murisin toplam 754 günlük zorunlu sigortalılığının bulunduğu anlaşılmıştır.
Sigortalı …’ın hak sahibi eşi davacı … 20.09.1995 tarih ve 65660 evrak sayısı ile kurum kayıtlarına giren dilekçesiyle murisinin askerlikte er olarak geçen sürelerini borçlanma talebinde bulunmuş yine aynı tarihli ve 65661 evrak numarası alan dilekçesiyle de ölüm aylığı talebinde bulunmuştur.Ancak Kurum tarafından 70 günlük DSİ geçen çalışmaların henüz murise aidiyeti tesbit edilmediği için askerlik borçlanması dahil 1800 günlük zorunlu sigortalılık koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle aylık hakkı doğmadığı gerekçesiyle askerlik borçlanması ile ilgili tebligat çıkarılmadığı ancak kesinleşen tesbit hükmü ile birlikte 1995 yılı askerlik borçlanma talebi geçerli sayılarak 1995 tarihinde geçerli olan prim tutarı üzerinden belirlenen 36 aylık borçlanma tutarı olan 10.019.592 TL’yi ödemesi gerektiği 22.3.1999 tarihinde davacıya bildirilmiş ve davacı tarafından bildirilen borç miktarı 23.3.1999 tarihinde ödenerek davacıya Kurum tarafından 1.4.1999 tarihinden geçerli olarak dul ve yetim aylığı bağlanmıştır.
Mevzuatımızda borç ilişkisinin kaynağı; sözleşme, nedensiz zenginleşme, kanundan doğan kusursuz sorumluluk ve haksız eylemdir.
Giderim davasının konusunu zarardan sorumlu olanlara giderimin ödettirilmesi oluşturur. Genel davranış kurallarını hukuka aykırı ve kusurlu olarak ihlal eden ile zarara uğrayan arasında borç ilişkisi meydana gelir. Bunun sonucu olarak zarar veren, giderim borcu ile yükümlü tutulur.
Somut olayda davacı davalı Kurum ile arasındaki borç ilişkisini davalı Kurumun kusurlu ve ihmali eylemine dayandırmıştır.
Her ne kadar davacıya ölüm aylığının bağlanması aidiyet davasının kesinleşmesi ile birlikte mümkün olmuş ise de tesbit hükmü daha önce Kuruma hiç bildirilmeyen bir çalışma süresinin tesbitini içermeyip davacının murisinin sigorta sicil nosu ile fakat soyadı farklılığı ile bildirilen bir sürenin tesbitine ilişkindir.Kurum Sosyal Güvenlikten kaynaklanan anayasal görevi gereği davacının murisi Hüseyin Kılıçın sigorta sicil numarası ile bildirilen çalışmaların bu sigortalıya ait olup olmadığını tesbit etmekle görevli olup yasadan kaynaklanan bu görev yerine getirilmemiş ve davacı tarafından açılan dava ile sonuca ulaşılmıştır.Ayrıca davacının 20.09.1995 askerlik borçlanması talebinin zamanında değerlendirilerek herhangi bir cevap verilmemesi de hizmet kusuru niteliği taşır.Anılan sebeplerle askerlik borçlanma priminin geç yatırılması davacı eyleminden kaynaklanmadığından ve davacının başvuru tarihi olan 20.09.1995 tarihi itibariyle ölüm aylığına hak kazandığı ve davalı Kurumun ihmal ve hatasından aylığın geç bağlandığı anlaşılmakla davacının başvuru tarihini takip eden aybaşı olan 1.10.1995 tarihi ile aylığın bağlandığı 1.4.1999 tarihleri arasındaki ödenmesi gereken aylıkları ve birikmiş faizini tazminat olarak talep etme hakkı bulunmaktadır. Mahkemece davanın kabulu yerine reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 1.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.