YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12654
KARAR NO : 2009/8982
KARAR TARİHİ : 18.06.2009
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı (Alacaklı) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İcra ve İflas Kanunu’nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkin olup, mahkemece, davacı vekilinin davadan feragatı nedeniyle davanın reddine ve talep edilmediği gerekçesi ile avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Oysa, davalı alacaklı vekili, 21.01.2008 havale tarihli cevap dilekçesinde, yargılama harç ve giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istediği gibi, daha sonra avukatlık ücreti talep etmediklerine ilişkin bir beyanı da bulunmamaktadır. Kaldı ki, 29.05.1957 gün ve 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da belirtildiği üzere, mahkeme, talep olmasa bile yargılama giderlerine ve bu arada avukatlık ücretine kendiliğinden (resen) karar vermekle yükümlüdür.
Öte yandan, istihkak davalarında alacak tutarı ile haczedilen malların değerinden hangisi az ise, o değer üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesine göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Bu durumda, 28.11.2002 tarih ve 24950 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddesine göre, anlaşmazlık, feragat nedeniyle delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hüküm olunacağı kuralı da dikkate alınarak, davalı alacaklı lehine avukatlık ücreti takdiri gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 4. bendinin silinmesine, yerine, “4-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre, vekil ile temsil edilen davalı alacaklı yararına 1.239,40.-TL. avukatlık ücretinin davacı üçüncü kişiden alınarak davalı alacaklıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün değiştirilen ve düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcı ile 60.00-TL temyiz başvurma harcının temyiz edene yükletilmesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 18.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.