Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/12727 E. 2009/2960 K. 02.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12727
KARAR NO : 2009/2960
KARAR TARİHİ : 02.03.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının iş kazası sonucu geçici iş göremezliğe uğraması nedeniyle manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının l6.l0.l996 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sağ gözünden yaralanarak l6.l0.l996- 17.11.1996 tarihleri arasında istirahatli kaldığı olayda davacının % 40, davalıların % 60 oranında kusurlu oldukları dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığıda kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 26.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiğide söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına l.000.00 TL yerine 20.00 TL manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-1.000,00-TL manevi tazminatın 16.10.1996 olay, tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla talebin reddine.
2-Alınması gereken 54.00-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 27,00-TL peşin harcın düşümüyle kalan 27,00-TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına, davacıdan peşin alınan 27,00 TL nispi harç ile 12.20-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 39,20-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 500,00-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen miktar üzerinden 500,00-TL avukatlık ücretinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 320,80-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 175,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 60.00 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 2.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.