YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12921
KARAR NO : 2009/12118
KARAR TARİHİ : 06.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Davacı,ölüm aylığından kesilen Sosyal Güvenlik Destek Primi işleminin iptali ile iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, 01.02.1996 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almakta olan ve 26.11.2007 tarihinde ölen sigortalının davalı Kurumca kendi nam ve hesabına çalışmasını sürdürdüğü gerekçesiyle sosyal güvenlik destek primi tahakkuk ettirilerek davacıya bağlanan ölüm aylığından kesilmesine ilişkin işleminin iptali ile yapılan kesintinin geri verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile sosyal güvenlik destek primi kesilmesine yönelik kurum işleminin iptali ile hak sahibi davacının aylığından kesilen 265,44TL’nin geri verilmesine karar verilmiş ve bu karar davalı Kurum avukatı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasa’nın Ek 20. maddesidir. 01.10.1999 tarihide yürürlüğe giren anılan maddedeki düzenlemeye göre, 1479 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı bağlananlardan, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasını devam ettirenlerle sonradan aynı şekilde çalışmaya başlayanların, sosyal yardım zammı dahil tahakkuk eden aylıklarından, aylığın bağlandığı veya tekrar çalışmaya başlanıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren, çalışmalarının sona erdiği ay dahil % 10 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir. Sosyal güvenlik destek primi kesintisine yol açan çalışma bittiğinde söz konusu kesintinin de sonlanacağı açıktır.
Somut olayda sigortalının 17.01.1997 tarihinde başlayan vergi kaydının 30.12.2003 tarihinde sona erdiği, bu tarihten sonra kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasının bulunmadığı dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmanın son bulduğu 03.12.2003 tarihiden sonra sosyal güvenlik destek pirimi kesilmesinin hatalı olduğu ancak 01.10.1999 ile 30.12.2003 tarihleri arasında kalan dönem yönünden kurum işleminin yerinde olduğu açıktır. Ne var ki dava konusu edilen kesintinin 01.10.1999 tarihinden itibaren başlatıldığı anlaşılmakla birlikte hangi tarihe kadar sürdürüldüğü diğer bir deyişle sigortalının çalışmasının son bulduğu 30.12.2003 tarihinden sonraki dönem içinde prim ve gecikme zammı tahakkuk ettirilip ettirilmediği belli değildir.
Yapılacak iş davalı Kurumdan 01.10.1999–30.12.2003 tarihleri arasında kalan döneme ilişkin kesilmesi gerekli sosyal güvenlik destek primi miktarı sorularak bu miktar ile Kurumun 13.03.2008 tarihli cevabi yazılarında bildirilen borç miktarı karşılaştırılarak, Kurumun prim ve gecikme zammı tahakkukunun 31.12.2003 tarihine kadar olan dönemi kapsadığının anlaşılması halinde davanın reddine, talebin 31.12.2003 tarihinden sonraki dönemi kapsadığının anlaşılması halinde ise 31.12.2003 tarihinden sonraki döneme kapsayan sosyal güvenlik primi ve gecikme zammı tahakkukuna ilişkin kurum işlemlerinin iptali ile varsa tahsil edilenlerin iadesine karar verilmekten ibarettir.
Mahkemece bu hususlar göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.