YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13096
KARAR NO : 2009/12091
KARAR TARİHİ : 05.10.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 29.7.2005-31.7.2005 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalıya ait işyerinde 29,30,31 Temmuz 2005 tarihlerin de 3 süre ile hizmet akdine dayalı olarak sürekli çalıştığının tespitini istemiştir.
Mahkemece,istemin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 Sayılı Yasanın 86.maddesinde (506 sayılı Yasanın 79. maddesinde), bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiği göz önünde tutularak gerektiğinde, doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplayıp bunları birlikte değerlendirmek suretiyle olumlu veya olumsuz bir sonuca gitmesi gerekirken, salt resmi belge olmadığından bahisle istemi reddetmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının ,davalıya ait özel bina inşaatı işyerinden 02.04.2005-28.07.2005 tarihleri arasında kalan sürelerde çalıştığına ilişkin bildiriminin yapıldığı,işverenin Kuruma verdiği 13.11.2006 tarihli ek çalışma bildiriminin ise çalışmanın işyeri defter ve belgeleri ile doğrulanmadığından kabul edilmediği,davalı işyerinden dava konusu süre yönünden başka çalışanlara ait bildirim de yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, dinlenen ve kayıtlı olmayan tanık …’ın beyanı yeterli görülmeyerek davanın reddine karar verilmiş ise de yukarıda açıklanan ilkeler gereğince resen araştırma ilkesi doğrultusunda mahkemenin,işyerine komşu işyerlerinin kayıtlı tanıklarını dinlemediği,bu yöne ilişkin inceleme yapmadan sonuca gitmesinin ise eksik incelemeye dayalı olduğu açıktır.
Yapılacak iş; uyuşmazlık konusu sürelerde işyerine komşu işyeri ve kayıtlı çalışanları tespit edilip dinlendikten sonra oluşacak sonuca göre,çalışmanın ispatı halinde de sosyal güvenlik sisteminde aylık çalışma gün sayısının 30 gün den fazla olamayacağı ilkesi gereğince 2 günlük çalışmanın kabulü ile fazla istemin reddine karar vermekten ibarettir.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının, bu yönleri amaçlayan temyiz istemi kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 05.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.