YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13525
KARAR NO : 2009/11864
KARAR TARİHİ : 01.10.2009
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.3.2008 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacılar vekili ile Avukat ….. ile karşı taraf vekili Avukat …..geldiler.Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan gün de Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Uyuşmazlık 3.kişinin İİK’nun 96 ve davamı maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
İstihkak davasının dinlenebilmesi diğer bir deyişle davanın esasına girilebilmesi için bazı dava koşullarının bulunması gerekir.Bu koşullar Yargıtay uygulamasında “davanın dinlenebilirlik koşulları” olarak da nitelendirilmektedir.
HUMK’nun 188.maddesinin 2.cümlesinde dava koşullarının mahkemece kendiliğinden gözetileceği kabul edilmiştir.Dava koşulları Yargıtay uygulamasında ve öğretide olumlu dava koşulları ve olumsuz dava koşulları olmak üzere ikili bir ayırıma tabi tutulur.
Olumlu dava koşulları davanın esasının incelenebilmesi için varlığı gerekli koşullardır.Bunlar yargı yetkisi , taraf ehliyeti dava ehliyeti davaya vekalet ehliyeti,davayı takip yetkisi ,hukuki yarar hukuken geçerli bir haciz ve kamu düzenine ilişkin yetkidir.
Olumsuz dava koşulları ise davanın esasının incelenmesi için yokluğu gerekli koşullardır.Bunların en önemlisi kesin hükümdür.
İstihkak davalarına (İİK’nun 96 ve devamı maddeleri) özgü bir dava koşulu ise davanın açıldığı tarihte hukuken geçerli bir haczin varlığı koşuludur.
Somut olayda davacı 3.kişinin 11.1.2007 tarihinde gerçekleşen muhafaza sırasında dosya borcunun tamamını ödemesi sonucunda icra dosyası infazen işlemden kaldırılmıştır. İş bu dava ise borcun ödenmesinden sonra 18.01.2007 tarihinde açılmıştır.Her ne kadar davacı 3.kişi dosya borcunu istihkak davasına ilişkin hakları saklı tutularak ihtirazi kayıtla ödenmiş ise de davanın açıldığı tarihte hukuken geçerli bir haciz bulunmamaktadır.Davacı ödediği paranın istirdatını temin için genel mahkemelerde dava açabilir.Nitekim davacı 3.kişi tarafından icra dosyasına ödenen 23.140.00. TL’nin istirdatı için İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/105 E sayıl dosyası ile istirdat davası açıldığı ve dosyanın halen derdest olduğu görülmüştür.
Bu durumda 3.kişinin açtığı istihkak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerekirken davanın esasına girilerek borçlu ile davacı 3.kişi arasındaki organik bağ ve adres birlikteliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ,HUMK’NUN 438/7.maddesi gereği hüküm bozulmamalı ve hüküm gerekçe değiştirilerek onanmalıdır.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle,Hüküm fıkrasının 1.bendinin silinerek” Davanın hukuki yarar yokluğundan REDDİNE” sözcüklerinin yazılmasına hükmün, değiştirilen ve düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 01.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.