Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/13566 E. 2008/14822 K. 25.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13566
KARAR NO : 2008/14822
KARAR TARİHİ : 25.09.2008

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, ölen sigortalı oğlundal ölüm aylığı bağlanması geretiğinintespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının ölen sigortalı oğlundan ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine aksi yöndeki davalı Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıya sigortalının ölüm tarihi olan 09.08.1988 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir
4958 sayılı Yasa’nın 35. maddesi ile 06.08.2003 tarihinde yapılan değişikten önceki 506 sayılı Yasa’nın 69. maddesinde, geçimi sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen ana ve babasına ölüm aylığı bağlanacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı yasanın aylık koşullarını düzenleyen 66. maddesinin c bendinde ise (2422 sayılı Yasanın 8 maddesi ile değişik) “Toplam olarak 1800 gün veya en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup sigortalılık süresi her yıl ortalama olarak 180 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalılık primi ödemiş durumda ölen sigortalının hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanır” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi, 06.01.2005 tarih 2001/479 Esas 2005/1 sayılı Kararında bu yasa maddesinin (c ) bendinde yer alan “…veya en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresi her yıl ortalama olarak 180 gün..” kısmını iptal etmiş ve iptal hükmü Resmi Gazete’de yayımlandıktan bir yıl sonra 07.10.2006 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra 506 sayılı Yasa’nın 66/c maddesinde yapılan değişiklikle getirilen “5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinde en az 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş durumda ölen sigortalının hak sahibi kimselerine aylık bağlanır.” şeklindeki yeni düzenleme 12.12.2006 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Somut olayda davacı, murisinin 09.08.1988 tarihinde ölümü ile 31.12.2001 tarihinde ölüm aylığı tahsis talebinde bulunmuştur. Hak sahibi davacının aylık istemi açısından esas alınacak olan yasa murisin ölüm tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa’nın 66/c maddesi (2422 sayılı Yasanın 8 maddesi ile değişik) hükmüdür. Murisin SSK sigortalı hizmet cetvelinde 01.05.1981-30.06.1988 tarihleri arasında 7 yıl 3 ay 8 günlük sigortalılık süresi, 930 prim günü bulunduğundan, 506 sayılı Yasa’nın 66/c maddesine göre her yıl ortalama 180 gün koşulunun sağlanmadığı, ancak 15 ay askerlik borçlanma bedelinin davacı tarafından 31.12.2001 tarihinde ödenmesinden sonra bu koşulun sağlandığı görülmektedir.
Hal böyle olunca davacıya ölüm aylığına esas olmak üzere yaptığı askerlik borçlanmasını yaptığı 31.12.2001 tarihini takip eden aybaşı olan 01.01.2002 tarihinden ölüm aylığı bağlanması gerekirken 09.08.1988 tarihinden ölüm aylığı bağlanması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasın 1. bendinde yer alan “müteveffanın ölüm tarihi olan 09.08.1988 tarihinden” rakam ve sözcüklerin silinerek, yerine “askerlik borçlanma bedelini ödediği 31.12.2001 tarihini takip eden aybaşı olan 01.01.2002 tarihinden” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 25.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.