YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13728
KARAR NO : 2009/13028
KARAR TARİHİ : 19.10.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,3600 gün üzerinden yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı,Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesi gereğince kendisine kısmi-sözleşme aylığı bağlandığını ileri sürerek 3201 sayılı Yasa gereğince 2070 gün Almanya hizmetini borçlanarak 506 sayılı Yasa gereğince 3600 gün üzerinden yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitini istemiştir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, davacıya1.9.1993 tarihinden itibaren Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesi hükümleri gereğince,1530 gün Türkiye,7770 gün Almanya hizmeti dikkate alınarak 1530:9300=0.1645 oranında kısmi sözleşme aylığının bağlandığı,davacının 1.9.2004 tarihinde Kurum’a müracaat ederek 506 sayılı Yasa gereğince aylık bağlanabilmesi için 3201 sayılı Yasa’dan yararlanarak borçlanma isteminde bulunduğu,Kurum’a 30.6.2006 tarihinde 2070 gün karşılığı yurt dışı hizmetini borçlandığı,Kurum’un 1993 yılında bağlanan kısmi sözleşme aylığını yurt içi tam aylığa yükseltebilmesi için 1993 yalında “53”yaşında olduğundan 506 sayılı Yasa’nın 60/C fıkrası gereğince “25 yıl”,”5000 gün”koşulu aranacağından davacının 1370 gün daha borçlanması,gerektiği eksik borçlanma nedeni ile de sözleşme aylığını yurt içi tam aylığa dönüştürmediği görülmektedir.
Davanın yasal dayanağı,3201 sayılı Yasa’nın 9.maddesidir.Bu madde hükmüne göre ise”….sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle,sosyal güvenlik kanunlarına göre kendilerine veya hak sahiplerine kısmi aylık bağlanmış olanlar,talep ettikleri takdirde 4.madde hükmüne göre tahakkuk ettirilen borçlarını tamamen ödemeleri şartıyla kısmi aylıkları borçlarını ödedikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren tam aylığa çevrilir.Bu uygulamada borç miktarının tahakkukunda sözleşme akdedilen ülkenin Sigorta Kurumlarınca gönderilmiş olan hizmet cetvelindeki,tam aylığa yeterli olan gün sayıları nazara alınır.Ancak,istekleri halinde sigortalı veya hak sahipleri hizmet cetvelindeki gün sayılarının tamamını da borçlanabilirler”hükmü gereğince davacının yaptığı kısmi yurt dışı borçlanma dayanağının olduğu ve kısmi sözleşme aylığını-yurt içi tam aylığa çıkartabileceği açıktır.
Bu halde,Mahkemece,davacıya bağlanan kısmi sözleşme aylığının,borçlanma ile tam aylığa yükseltilebileceği açık iken,mahkemenin davacıya,1.9.1993 tarihinden itibaren Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesine göre kısmi yaşlılık aylığı bağlandığı gerekçesi ile istemi reddetmesinin yasaya aykırı olduğu ortadadır.
Yapılacak iş:Davacının 3201 sayılı Yasa gereğince borçlandığı süre ile Türkiye hizmeti dikkate alınarak borçlanmayı takip eden aybaşından itibaren 506 sayılı Yasa gereğince tam ya da kısmi yaşlılık aylığına,hak kazanıp kazanmadığına ilişkin oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın kısmi sözleşme aylığı kavramı ile 506 sayılı Yasa’nın 60. maddesindeki kısmi yaşlılık aylığı kavramları birbirine karıştırılarak yerinde olmayan gerekçe ve yorum ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,19.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.