Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/13792 E. 2009/12940 K. 15.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13792
KARAR NO : 2009/12940
KARAR TARİHİ : 15.10.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,9.5.2005 tarihli raporuna istinaden malul olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, 08.10.1984 tarihinden itibaren Esnaf … sigortalısı olan davacının 09.05.2005 tarih ve 373 sayılı raporuna istinaden malul olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, 09.02.2007 tarihli Adli Tıp Kurumunun raporuna itibar edilmek suretiyle davacının 08.10.2004 tarihi itibariyle beden ve çalışma gücünün 2/3 oranında kaybettiğinin tesbitine karar verilmiştir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak şevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak şevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 55. maddesine göre sigortalının malullük durumunun Kurumca yetkilendirilen Sağlık sunucularının sağlık kurulunca usulüne uygun düzenlenecek raporların Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslara göre tespit edileceği, anılan yönetmeliğin 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı asker hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kurulunca inceleneceği bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,Kurumun 04.01.2005,02.08.2005 ve 17.10.2005 tarihli yazıları ile davacının raporlarının … Genel Müdürlüğü Sağlık Dairesi Başkanlığınca incelenmesi sonucunda 2/3 oranında çalışma gücünü kaybetmediği(malul olmadığının) anlaşıldığının tesbit edildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca inceleme yapılmadan mahkemece 3.Adli Tıp İhtisas Kurulundan rapor alındığı,kurulun 09.02.2007 tarihli raporunda davacının Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları uyarınca %71,2 maluliyetinin olduğu,Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü uyarınca %76,9 ,E cetveline göre,%80,0 meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,işe başlangıç tarihi olan 08.10.1984 tarihinde sağlık durumunu gösteren tıbbi belge bulunmadığı,sağlık durumuna ilişkin ilk tıbbi belgenin 16.06.1999 tarihli Yüksek İhtisas Hastanesinin epikrizi olduğu cihetle işe başlama tarihi olan 08.10.2004 tarihinde beden çalışma gücünün 2/3’ünü kaybettiğine dair tıbbi belge bulunmadığının bildirildiği,ancak raporun sonuç kısmındaki işe başlama tarihi 08.10.1984 olduğu halde sehven 08.10.2004 olarak yazıldığı, mahkemece bu tarihin maluliyet başlangıcı olarak kabul edildiği,3. Adli Tıp İhtisas Kurulundan rapor alındıktan sonra Kurum Sağlık İşleri Daire Başkanlığından görüş sorulduğu, davalı Kurumun Sağlık İşleri Daire Başkanlığınca 29.11.2007 tarihli oturumunda davacı hakkında verilen red kararlarının uygun olduğunun Sağlık Kurulunun kanaati olduğunun bildirildiği, anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; Kurumun Sağlık İşleri Daire Başkanlığının kararı ile mevcut ATK 3.Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu arasında çelişki olduğundan raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek ve sigortalının çalışma gücü kaybı oranını, işe başlama tarihinde 2/3 oranında maluliyeti bulunup bulunmadığını ve hangi tarihten itibaren 2/3 oranında maluliyete girdiğini tespit etmek için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor almak ve sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.