Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/13828 E. 2009/12918 K. 15.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13828
KARAR NO : 2009/12918
KARAR TARİHİ : 15.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş)Mahkemesi

Davacı,davalı işveren nezdinde çalıştığı ve Kuruma bildirilmeyen günlerinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı, davalı … Bakanlığı’na bağlı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğüne ait iş yerinde 01.10.1982 tarihinden 1986 mart ayı başına kadar işe giriş ve çıkış tarihleri arasında aylık 30’ar gün(tam gün) süre ile hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tesbitini istemiştir.
Mahkemece, istemin reddine karar verilmiştir.
Gerçekten, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 2. maddesine göre; bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için bir veya daha fazla işveren nezdinde eylemli biçimde hizmet akdine dayalı çalıştığının saptanması zorunludur. Hizmet akdinin unsurları ise belirli bir işverene “zaman” ve “bağımlılık” unsurlarına göre çalışma esasına göre belirlenmiştir. “Bağımlılık” tan amaç bir işverenin göstereceği işi, emir ve talimatına göre yerine getirmek ve onun buyruğu altında bulunmaktır. Bu işin belli bir zaman kesiti içerisinde yerine getirilmesi ve yerine getirmek üzere hazır vaziyette beklemek; hizmet akdinin “zaman” unsurunu oluşturur. Ücretin varlığı ve biçimi hizmet akdinin zorunlu unsuru olarak kabul edilemez. Ancak, akdin kanıtlanması yönünden rol oynayabilir.
Öte yandan,21.5.1977 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı kurumlarında sözleşmeli veya ek ders görevi ile görevlendirilecek uzman ve usta öğreticiler hakkında yönetmelik ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca yürürlüğe konulan Milli Eğitim Bakanlığı öğretmen ve yöneticilerinin ücretli ders saatlerine ilişkin 4.11.1983 tarihli Bakanlar Kurulu kararında kadrolu bulunmayan uzman ve usta öğreticilerin “ders ücreti karşılığı” görevlendirileceği açıkça belirtilmiştir. Ayrıca, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesi ( 1475 sayılı Kanun’un 61. maddesi) gereğince 7,5 saatlik çalışma süreleri bir gün kabul edilmektedir.Aynı Kanun’un 13.maddesinde ise kısmi süreli ve tam süreli iş sözleşmeleri ile ilgili düzenleme yer almaktadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünün 30.07.2007 tarihli yazısında davacının 08.00-24.00 saatleri arasında ders ücreti karşılığı günlük 6 ders saati çalıştığı,girdiği ders saatine göre ücret aldığı,günde 5 veya 6 ders saatinden haftada 25 veya 30 saat derse girdiği,davacı gibi günde 6 ders saati çalışan diğer mesai arkadaşlarının da 09.00-15.00 saatleri arasında çalıştığı,davacının çalışmalarının kısmi süreli olarak kabul edildiği ve 7,5 saatlik çalışma süreleri bir gün kabul edilmek suretiyle Kuruma bildirildiği anlaşılmaktadır.Somut olayda davacının davalı işyerinde hizmet akdine bağlı olarak çalıştığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Uyuşmazlık davacının kısmi süreli mi tam süreli mi çalıştığı konusunda toplanmaktadır.Hal böyle olunca davacının günlük mesaisinin tamamını bu işe ayırıp ayırmadığının ve aynı işyerinde tam gün süreli çalışan emsal çalışanlarla aynı işi yapıp yapmadığının yada tam gün süreli çalışan emsal çalışanlara göre önemli ölçüde daha az çalışıp çalışmadığının belirlenerek davacının günlük işe giriş ve çıkış saatlerine göre çalışmalarının tam süreli mi kısmi süreli mi olduğu tüm uyuşmazlık konusu süre için ayrıntılı olarak tesbit edilip dosyadaki tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile kısmi süreli çalıştığının kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 15.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.