Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/13836 E. 2009/12806 K. 13.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13836
KARAR NO : 2009/12806
KARAR TARİHİ : 13.10.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, SSK’lı çalışmaları dışında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine, 1.5.2006 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 1.12.1988- 17.4.2006 tarihleri arasında SSK’na tabi 30 günlük süre hariç 2926 sayılı Yasa’ya göre tarım … sigortalısı olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 1.7.1994-31.12.1996 tarihleri arasında ve Kuruma kayıtlı olduğu süre ve kısa süreli 30 gün SSK çalışması dışında tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine, şartları oluşmadığından yaşlılık aylığı talebinin reddine karar vermiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir.
2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Yapılan incelemede davacının ilk tevkifat kesintisinin 10.6.1994 tarihinde yapıldığı, ilk tevkifat kesintisinden sonra 6.5.1996 tarihinde de prim kesintisi bulunduğu, Tarım … sigortalısı olarak 1.12.1988 tarihinde re’sen tescilinin yapıldığı, 2003,2004,2005,2006 yıllarında prim ödemelerinin bulunduğu, 16.7.1996- 31.8.1996 tarihleri arasında 30 günlük kısa süreli 506 sayılı Yasa’ya tabi olarak zorunlu sigortalı çalışmalarının bulunması nedeniyle tarım … sigortalılığının 15.7.1996 tarihinden itibaren durdurulduğu, 1978 tarihinde alınan zirai arazisinin olduğu, muhtarlık beyanı ve zabıta araştırmalarına göre 1988 yılından beri çiftçilikle uğraştığı zirai kooperatif üyelik kaydı ve ziraat oda kaydının bulunmadığı, İlçe Tarım Müdürlüğünden zirai amaçlı kredi almadığı, 16.11.1972 -31.8.1996 tarihleri arasında muhtelif işyerlerinde toplam 74 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı hizmetinin bulunduğu 28.4.2006 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talebinin 15 yıl primi ödenmiş sigortalılık süresi bulunmadığından davalı kurumca red edildiği, 29.9.2006 tarihinde davalı kuruma 8.863,51 Tl ödemede bulunduğu görülmektedir.
Tarım … sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasa’nın 36 ve 10.maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım … sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Mahkemece 1.12.1988- 31.12.1996 tarihleri arasında çalışan kısa süreli 506 sayılı Yasa’ya tabi 30 günlük zorunlu sigortalı çalışma dışlanarak verilen tespit kararı yerinde ise de davacının tarım … sigortalısı olarak tescil edildiği l.12.1988 tarihi ile 17.4.2006 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmalarının kısa süreli olduğu 15.6.1978 tarihinde alınan tarlaları prim ödemeleri nazara alınarak bu dönem içinde geçimini çiftçilikle sağladığı ve sigortalılık şartlarını taşıdığı anlaşılmakla 31.12.1996 tarihinden 17.4.2006 tarihine kadar 506 sayılı Yasa’ya tabi kısa süreli sigortalılığı dışında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine araştırma sonucu eğer şartları oluşuyorsa yaşlılık aylığına da karar vermek gerekirken hatalı değerlendirme ve eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasa’ya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu günleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz başvuru harcı ile temyiz harcının istek halinde davacı iadesine, 13.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.