YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13848
KARAR NO : 2009/12820
KARAR TARİHİ : 13.10.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin 6.10.2002 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının murisinin 6.11.2002 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Husumet yalnızca SGK Başkanlığına yöneltilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
5510 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde İş kazasının 4 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 nci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği, 5510 sayılı Yasa’nın 20 nci maddesinde ise iş kazasına bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanacağı bildirilmiştir.
Olayın iş kazası sayılması gerektiğinin tesbitine ilişkin davanın asıl amacı, 506 ve 5510 sayılı Yasa gereğince hak sahiplerine iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanmasının teminine yöneliktir. Diğer yandan bir sosyal sigorta olayının iş kazası sayılıp sayılmaması işverenin dahi hak alanını ilgilendirir. Zira işveren kusurlu ve de olayda iş kazası ise, kurum bağladığı gelirin peşin değerini işverenden isteyebilecektir.
Dava konusu olan hukuki ilişki birden fazla kişi arasında ortak olup da, bu hukuki ilişki hakkında mahkemece bütün ilgililer için aynı şekilde ve tek bir karar verilmesi gereken hallerde, dava arkadaşlığı maddi bakımdan zorunludur. Burada dava arkadaşları arasındaki hukuki ilişki son sıkı olup Mahkeme, mecburi dava arkadaşlarının hepsi hakkında aynı ve bir tek karar verir.
İş kazasının tesbit istemine ilişkin dava sonucunda mahkemece verilecek hüküm gerek işverenin gerekse …’nun hak alanını etkileyeceğinden işveren ile … arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Davalılar arasında (pasif) mecburi dava arkadaşlığı bulunması halinde, davacı bütün davalılara karşı birlikte dava açmak zorundadır. Dava bütün mecburi dava arkadaşlarına karşı değil de bunlardan birine veya bir kaçına karşı açılmış ise bu halde, dava sıfat yokluğundan reddedilemez. Mahkemenin, davayı diğer mecburi dava arkadaşlarına da teşmil etmesi için davacıya bir süre vermesi, davacı bu süre içinde davayı diğer mecburi dava arkadaşlarına da teşmil ederse davaya devam etmesi gerekir. Davanın teşmili müessesesi uygulamada ” dahili davalı ” olarak nitelendirmekte olup, davayı teşmil eden davacının bu işlem için ayrı bir başvuru harcı ödemesi gerekir. Gerekli harç ödenmez ise mahkeme davacının davanın teşmili talebini inceleme konusu yapılamaz ve davanın teşmil edildiği kişi ihbar olunan üçünçü kişi olarak kabul edilir, aleyhine hüküm kurulamaz.
Yapılan incelemede davacı murisi eşi…’in işveren Suntel Kablo San.A.Ş. işyerinde çalışırken işe gitmek için servis aracı beklerken bir başka aracın çarpması sonucu öldüğü, Ceza Mahkemesinde sürücü …’in kusurlu bulunduğu, muhakeme sırasında işveren Surtel Kablo San. A.Ş.’nin davaya ihbar edildiği, mahkemece davaya dahil edilmesine karar verildiği, ancak dahili dava harcının yatırılmadığı görülmektedir.
Hukukumuzda husumet dava şartlarındandır. Mahkemece işverene her ne kadar dava ihbar edilmiş ise de 506 sayılı Kanunun 11. maddesinin uygulanmasında işverenin davaya katılması asli müdahale konumundadır. Bu nedenle davacıya dahili dava dilekçesi tanzim edip harçlandırılarak işverene teblige çıkartılması için önel vermek taraf teşkilinin sağlamak, varsa davalı SGK’ndan iş kazası ile ilgili belgeleri getirtilerek tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 13.10.2009 gününde oy birliği ile karar verildi.