YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14160
KARAR NO : 2009/13335
KARAR TARİHİ : 22.10.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, yaşlılık aylığı bağlandığı tarih itibariyle 22.basamaktan aylık almaya hak kazandığının tesbitiyle, aylığının 22. basamak şartlarına yükseltilmesine ve eksil aldığı aylık toplamının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A Rx
Davacı, davalı Kurum sigortalısı olarak yaşlılık aylığı bağlandığı tarih itibari ile 22. basamaktan aylık almaya hak kazandığının tesbiti ile aylığının 22. basamak şartlarına yükseltilmesine, aylık almaya başladığı tarihten itibaren eksik aldığı aylık toplamının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili, son celse, Kurumun her ne kadar istedikleri şekilde davacının aylığını 22. basamak seviyesine yükseltmiş ise de, davacıya ödenen ücretin 22. basamağa tekabül eden ücret olmadığını, bu ücretin ödenmesi daha doğrusu 22. basamak aylık miktarının tesbiti yönünden davaya devam edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının 12. basamaktan bağlanan yaşlılık aylığının, dava açılmadan önce 11.03.2008 tarihinde 22. basamak olarak düzeltildiği ve tüm farklarıyla birlikte davacıya ödendiği, davanın konusunun davacının 12. basamaktan bağlanan yaşlılık aylığının 22. basamaktan bağlanması gerektiğinin tesbitine ilişkin olduğu, 22. basamaktan bağlanan yaşlılık aylığı miktarının doğru tespit edilip edilmediği hususunun davacının talebini aştığı, kaldı ki bu hususun resmi bir Kurum olması sebebiyle Kurumca yapılması gereken idari bir işlem olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının dava dilekçesindeki aylığının 22. basamak şartlarına yükseltilmesi istemi ve davacı vekilinin son celsedeki beyanları da gözetilmek suretiyle, iş bu davada basamak satın alınmasının geçmişe yönelik intibak işlemini gerektirmekte olup, bu yönde, 24.07.2003 tarih ve 4956 sayılı Yasa’nın geçici 2. maddesi “1479 sayılı Kanun’a tabi sigortalı olanlar, bulundukları basamak dahil, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren üç ay içinde yazılı talepte bulunmak şartıyla, bulundukları basamakları en fazla oniki basamak yükseltebilirler. Basamak yükseltme primi, sigortalının talep tarihinde bulunduğu basamaktan, yükselerek intibak etmek istediği basamağa kadar her basamak için öngörülen bekleme süresindeki prim tutarına basamak yükseltme farklarının ilave edilmesi suretiyle hesaplanır. Bu tutarın, ilk taksitinin talep tarihini takip eden ay içerisinde ödenmesi şartıyla ilk taksitin ödendiği ayı takip eden üçer aylık dönemler halinde üç eşit taksitte ödenmesi zorunludur. Basamak yükseltme tutarının tamamen veya kısmen ödenmesi halinde, sigortalı son ödemenin yapıldığı tarihi takip eden aybaşı itibariyle bu ödemenin tam olarak karşıladığı basamağa intibak ettirilir. Basamak yükseltme primleri, primi ödenmiş süreler olarak değerlendirilmez.
Basamak yükseltme hakkından yararlanan sigortalılara, basamak intibaklarının yapıldığı tarihten itibaren üç yıl sonra, bu Kanunda öngörülen diğer şartları taşımak ve talepte bulunmak kaydıyla yaşlılık aylığı bağlanır.
Basamak yükseltme talebinde bulunan sigortalının, basamak yükseltme priminin bir kısmını veya tamamını süresi içinde ödemeden ölümü halinde, hak sahipleri basamak yükseltme primlerini, bu Kanunda öngörülen ödeme süresinin dolduğu tarihten itibaren üç ay içinde ödeyebilirler. Bu tutarın tamamen veya kısmen ödenmesi halinde, birinci fıkra hükümleri uygulanır.
Malullük veya ölüm aylığı bağlanmasında basamak yükseltme primlerinin ödenmesi şartıyla ikinci fıkrada öngörülen üç yıllık bekleme süresi aranmaz.” düzenlemesini içermektedir. Basamak yükseltme primlerinin hesaplanma yöntemi ise, 07.08.2003 tarihli ve 2003/6 sayılı Kurum genelgesindeki, “basamak yükseltme primleri, sigortalının bulunduğu basamaktan, yükselerek, intibak etmek istediği basamağa kadar her basamak için öngörülen bekleme süresindeki prim tutarlarına, basamak yükseltme farklarının ilave edilmesi suretiyle hesaplanır. Bu tutara, ayrıca sigortalının basamak yükseltme talebinde bulunduğu tarihteki basamağını bir üst basamağa yükseltmek için talepte bulunulan ay dahil, gerekli olan bekleme süresini tamamlayacak olan ayların primleri ile basamak yükseltme farkı da ilave edilecektir. Basamak yükseltme primlerinin hesabında sigortalının talepte bulunduğu tarihte yürürlükte olan gelir tablosuna göre hesaplanan prim oran ve tutarları esas alınacaktır. Hesaplamalara sağlık sigortası primleri dahil edilmeyecektir.” düzenlemesiyle ortaya konulmuştur.
Nimet-külfet dengesi, sosyal güvenlik hukukunun temel ilkelerinden biri olup; anılan ilke, gelecekte elde edeceği sosyal sigorta yardımlarına karşılık olarak daha fazla prim ödeme külfeti altına giren sigortalıların, fazladan katlanılan külfet karşılığında daha fazla yardıma hak kazanması gereğini doğurmaktadır. Başka bir ifadeyle, sosyal güvenlik kuruluşlarınca sigortalılardan alınacak primlerle ileride yapılacak yardımlar arasında mutlak bir bağlantı, paralellik sağlanmalıdır.
Basamak yükseltme olanağı sağlayan yasa ile konuya ilişkin uygulamayı biçimlendiren diğer düzenlemeler, primlerinin Sosyal Güvenlik Kuruluşu tarafından sigortalılık süreci içerisinde tahsil edilip nemalandırılması ve aktüeryal dengeyi bozmayacak biçimde sigorta yardımlarına yansıtılması gerekleri gözetilerek oluşturulmuş; prim borcunun, basamakta bekleme süresini tamamlayacak olan ayların primleri ile basamak yükseltme farkı da gözetilerek, sigortalının talepte bulunduğu tarihte yürürlükte olan gelir tablosuna göre hesaplanması ve basamak intibaklarının yapıldığı tarihten itibaren üç yıl sonra yaşlılık aylığı yönünden değerlendirilebilmesi olanağı öngörülmüştür.
Ayrıca, basamak satın alma yoluyla yükselme olanağı getiren düzenlemenin gerekçesinde de, primlerin ve emeklilik aylıklarının hesaplanmasında esas alınan basamak sayısının 1479 sayılı Yasa’da sonradan yapılan düzenleme ile 24 olarak benimsenmesi nedeniyle, “bu düzenleme sonucu emeklilik programlarını on iki basamaklı sisteme göre ayarlayan sigortalıların mağduriyetinin önlenmesinin” amaçlandığı belirtilmiştir.
Sıralanan maddi ve hukuki olgulara ve konuya ilişkin yasal düzenlemenin prim ödeme karşılığında “intibak ettirilir” hükmünü içerdiğinden, davalı Kurumun, bu olanaktan yararlanarak 27.10.2003 tarihli başvuruyla basamak satın alıp 13. basamaktan 22. basamağa yükselen sigortalının yaşlılık aylığını, 1479 sayılı Yasa’nın geçici 11. maddesi uyarınca hesaplarken, 01.01.2000 tarihinden önceki gelir basamağını 9. basamak olarak kabul edip, basamak satın alma işlemi 01.01.2000 tarihinden sonra gerçekleştiği için basamak intibak işlemini geçmiş döneme yansıtması gerekmektedir. Münhasıran basamak satın alma işleminin gerçekleştiği tarih sonrası dönem kısmi aylığının hesabında satın alınan basamak değerlerini gözeten işlem yapılması yasal düzenlemeye aykırıdır. 11.12.2007 tarih ve 2007/93 sayılı genelge uyarınca oluşturulan hesaplamayla da bu konudaki hak kayıpları giderilmemiştir.
Basamak yükseltme hakkından yararlanarak prim borcunu ödeyip, üç yıllık süreyi de geçirdikten sonra aylık başvurusunda bulunan davacının, 1479 sayılı Yasa’nın geçici 11. maddesi uyarınca yaşlılık aylığının 01.01.2000 öncesi ve sonrası döneme ilişkin hesabında, satın alınan basamakların geçmişe yönelik olarak da intibak işlemi gerçekleştirilmek suretiyle değerlendirilmesi ve aylık miktarının buna göre tesbiti gerekir.
Mahkemece, yukarda belirtilen açıklamalar ışığında Kurum tarafından davacının yaşlılık aylığı hesaplanırken satın alınan basamakların geçmişe yönelik olarak intibak işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği araştırılarak, gerçekleştirilmediğinin anlaşılması halinde, davacının yaşlılık aylığının satın alınan basamakların geçmişe yönelik olarak da intibak işlemi gerçekleştirilmek suretiyle belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.10.2009 gününde oy birliği ile karar verildi.