YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14205
KARAR NO : 2009/4443
KARAR TARİHİ : 26.03.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacı eş …, çocuklar … ile …, anne … ve … … ile …’in temyiz nedenlerine göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu ölüm halinde hak sahiplerinin uğramış olduğu zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacıların eşi, babası, çocuğu ve kardeşi olan sigortalı …’in öldüğü iş kazasında sigortalının %40, davalı işverenin %60 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş … yararına 15.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, 6.000,00.TL’sına; davacı çocuklar … ile … yararına ayrı ayrı 15.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, ayrı ayrı 6.000,00.-TL’sına; davacı anne … yararına 6.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 3.000,00.-TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Öte yandan, davacıların ayrı ayrı manevi tazminat istekleri bulunduğu gözetilmeden, ayrı ayrı dava konusu yapılabilecek tazminat isteklerinin aynı dosyada sonuçlanması halinde de hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları üzerinden davacılar yararına ayrı ayrı avukatlık ücretine karar verilmesi gerekirken, toplam manevi tazminat miktarı üzerinden avukatlık ücreti takdiri de isabetsizdir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek, yerine,
“1-Davacıların maddi tazminata ilişkin istemlerinin atiye bırakılmasına,
2-Davacıların manevi tazminata ilişkin istemlerinin kısmen kabulüne, Davacı eş … için 15.000,00.-TL, davacı çocuklar … ile … için ayrı ayrı 15.000,00.-TL, davacı anne … için 6.000,00.-TL ve davacı … … ile … için ayrı ayrı 3.000,00.-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.09.2001 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazla manevi tazminat isteminin reddine,
3-Alınması gereken 3.078,00.-TL ilam harcından peşin alınan 3.510,00.-TL’nin indirimi ile kalan 432,00.-TL ilam harcının istekleri halinde davacılara iadesine,
4- Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 13,10.-TL başvuru harcı ile 3.078,00.-TL nispi harç giderinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
5- Davacılar tarafından yapılan toplam 30,00.-TL yargılama giderinden ret edilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, 23,42.-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 6,58.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacı eş … yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden 1.800,00.-TL, davacı çocuklar … ile … yararına ayrı ayrı 1.800,00.-TL, davacı anne … yararına 720,00.-TL ve davacı … … ile … yararına ayrı ayrı 500,00.-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davalı yararına ret edilen manevi tazminat miktarları üzerinden 1.800,00.-TL avukatlık ücretinin davacı eş …’den alınarak, 1.800,00.-TL avukatlık ücretinin davacı çocuklar … ile …’den ayrı ayrı alınarak, 720,00.-TL avukatlık ücretinin davacı anne …’den alınarak, 500,00.-TL avukatlık ücretinin davacı … … ile …’den ayrı ayrı alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 26.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.