YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14461
KARAR NO : 2009/10095
KARAR TARİHİ : 30.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, 1.4.1987-1.5.2002 tarihleri arası tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
Dava, 1994 yılında davalı kurumca davacının 2926 sayılı yasaya tabi tarım sigortalılığının başlangıç tarihi itibariyle terkinine yönelik Kurum işleminin iptali ile davacının 01.04.1987 tarihinden 01.05.2002 tarihine kadar tarım … hizmetlerinin geçerli olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Yerel Mahkemece; “davanın kabulü ile, davacının 01.04.1987 tarihi ile 01.05.2002 tarihleri arasında 2926 sayılı yasaya tabi tarım … sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine, kurumca yapılan iptal işleminin kaldırılmasına,karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, yetkili mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanaklarını oluşturan 2926 Sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununda uyuşmazlığın çözüm yerine ilişkin bir düzenleme öngörülmemiş, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 70. maddesinde ise; uyuşmazlığın “yetkili iş mahkemelerinde” çözümlenmesi gerektiğine işaret edilmekle yetinilmiştir.
HUMK 9. maddesinde tanımlanan genel yetki kuralına koşut hüküm içeren 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesinde, “İş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği”, 15. maddesinde; bu Kanunda sarahat bulunmıyan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir.
Genel yetki kuralı dışında düzenleme öngörülmemiş olması karşısında, HUMK’da yer verilen özel yetkiye ilişkin düzenlemelerin İş Mahkemelerinin yetkisinin belirlenmesinde dikkate alınması gerekmektedir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 17. maddesi uyarınca; “Hakiki veya hükmi bir şahsın muhtelif mahallerde şubeleri bulunduğu takdirde o şubenin muamelesinden dolayı iflas davası müstesna olmak üzere o şubenin bulunduğu mahalde dahi dava ikame olunabilir”.
Davaya konu somut olayda; davacı, tarım … sigortalılığının 01.04.1987 tarihinde başlatılarak, 01.04.1987–01.05.2002 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı sayılması gerektiğinin tesbitine, Tarım … sigortalılığının başlangıç tarihi itibariyle iptalini öngören … Afyonkarahisar İl Müdürlüğünün 14.12.1994 tarihli işlemin iptali ile yaratılan sataşmanın önlenmesine karar verilmesi” istemiyle Yozgat 1.Asliye Hukuk (İş) Mahkemesine eldeki davayı açmıştır.
Davaya konu uyuşmazlık Afyonkarahisar … İl Müdürlüğü işleminden kaynaklanmaktadır. Tüzel kişilere karşı açılacak davalarda genel yetkili mahkeme, tüzel kişilerin yerleşim yerinin, yani merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olmakla birlikte, şube işlemleri nedeniyle açılacak dava, taraf olarak bağlı bulunulan merkez davalı gösterilerek, şubenin bulunduğu yerde de açılabilir.
“Kurum adına işlem yapmaya yetkili bulunmak” şubenin tanımından ortaya çıkan bir sonuç olup, şubenin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olmasında tek başına yeterli değildir. Şubenin bulunduğu yer yetkisi, o şubenin yapmış olduğu işlemlerden, davacıya ait işlemlerin yürütülmesinden doğan uyuşmazlıklarda geçerli bulunmaktadır.
Davaya konu Kurum işlemi Afyonkarahisar İl Müdürlüğünce yapılmıştır. Davalı Kurumun Yozgat’ta da şubesinin bulunmasına karşın, uyuşmazlığa konu Kurum işleminin bu şube muamelesinden kaynaklanmamış olması karşısında, o yer iş mahkemesi yetkili kabul edilemez.HGK’nun 2008/10-329 E,2008/334 K,16.04.2008 tarihli ilamıda bu yöndedir.Hal böyle olunca yerel mahkemenin bu yönlere ilişkin değerlendirmesi doğru bulunmamaktadır.
Yapılacak iş;Mahkemenin yetkisizliğine ,dosyanın yetkili Afyonkarahisar İş Mahkemesine gönderilmesine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 29.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.