Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/14677 E. 2009/12712 K. 13.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14677
KARAR NO : 2009/12712
KARAR TARİHİ : 13.10.2009

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı (Alacaklı) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Uyuşmazlık İİK.’nun 96.ve onu izleyen maddelerine dayalı 3.kişinin istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu mahcuzlar toplam 8.525 kg. ipliktir. Davacı 3.kişi mahcuzların kiraladığı depoda haczedildiğini, faturalarının bulunduğunu ve borçla ile ilgisinin bulunmadığını ileri sürmüştür.
Mercii Hâkimliğince, davalı borçlunun sicil de kayıtlı adresine 21.02.2007 tarihinde hacze gidildiğinde borçlunun adresi boşalttığının belirlendiği, bunun üzerine alacaklı tarafından gösterilen adreste 17.07.2007 tarihinde dava konusu haczin yapıldığı, haciz adresinin Vergi Dairesinin cevabi yazılarına göre 01.12.1991 tarihinden beri davacı üçüncü kişinin faaliyetinin devam ettiği yer olduğunun anlaşıldığı bu nedenle de ayrıca davacının ticari defter ve belgelerinin istenerek inceleme yapılmasına gerek olmadığı kabul edilerek, mahcuzların davacıya ait olduğuna ve haczin kaldırılmasına karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu haciz borçlunun yokluğunda yapıldığından İİK’ nun 103. maddesine göre gönderilen davet kâğıdı ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının bildirimi 7201 sayılı yasanın 21.maddesine göre 27.07.2007 tarihinde haciz mahallinde yapılmıştır. Borçlu adına usulüne uygun olarak yapılan tebligat bu adresin borçlu tarafından da kullanıldığının göstergesidir. Davacı 17.07.2007 tarihinde haczedilen mahcuzlar yönünden istihkak iddiasında bulunmuş ve 12.07.2007 tarihli fatura ibraz etmiştir. Dosyaya getirtilen sicil ve vergi kayıtlarından davacı şirketin faal olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı tarafça ibraz edilen faturanın gerçek olduğu ispatlandığı takdirde bU mahcuzlar yönünden İİK’ nun 97/a maddesindeki karinenin aksinin kanıtlandığının kabulü gerekir. Bu nedenle fatura dip koçanının faturayı düzenleyen şirketten getirtilerek şirket yetkilisinin dinlenmesi, gerektiğinde bu şirketin ticari defterlerin de faturanın ve envanterinde mahcuzun kayıtlı olup olmadığının bilirkişi aracılığıyla saptanması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan vergi dairesinin 10.03.2008 tarihli cevabi yazısındaki faaliyete başlama tarihinin üçüncü kişi şirket merkezine ilişkin olduğu, şube işyeri olarak bildirilen haciz adresinde faaliyete geçme tarihinin belli olmadığı da ortadadır. Kaldı ki davacı dahi haciz mahalli ile ilgili olarak 11.07.2007 tarihli adi nitelikte düzenlenen kira sözleşmesi sunmuştur.
Kabul ve uygulamaya göre de dava konusu mahcuzların 14.000,00TL bedelle satıldığı göz ardı edilerek 10.000,00Tl olarak bildirilen dava dilekçesindeki değer üzerinden karar ilam harcının belirlenmesi de hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı (Alacaklının)bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya (Alacaklı) iadesine, 13.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.