YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14751
KARAR NO : 2008/21600
KARAR TARİHİ : 25.12.2008
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 20.04.1982 – 1.9.2005 tarihleri arası … sigortalısı olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurum’un aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının davalı Kurum tarafından kabul edilmeyen ve primleri ödenen 20.4.1982-27.2.1984 tarihleri arasındaki süreyle birlikte 20.4.1982 tarihinden beri aralıksız olarak 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun ve 1.9.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 20.4.1982 tarihinden beri aralıksız olarak zorunlu Bağ Kur sigortalısı olduğunun tesbiti ile 1.9.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmiştir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 25.11.1985 tarihli bildirge ile vergi kaydına göre 20.4.1982 tarihinde 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak tescil edildiği ve Kurumun 24.8.2005 tarihli işlemiyle sigorta başlangıcı vergi kaydına göre 27.2.1984 tarihine çekilerek 20.04.1982-27.02.1984 tarihleri arasındaki dönemin iptal edildiği, 28.2.1986-30.9.2005 tarihleri arasında prim ödemelerinin bulunduğu, Kurumca kabul edilmeyen 20.4.1982-27.2.1984 tarihleri arasının prim borcunu da kapsar şekilde 20.4.1982-30.11.1993 arası prim borçlarını Kurumca yapılan icra takibi sonucunda Mersin 4. İcra Müd 94/3804 Esas sayılı dosyasında 4 taksit halinde ödediği ve son taksidinin 24.10.1994 tarihinde yatırıldığı, davacının 1.1.1979-31.12.1980 ve 27.2.1984-1.7.1986 tarihleri arasında vergi kaydı, 29.1.1979 tarihinden beri devam eder şekilde oda kaydı ile 27.12.1984-18.8.2005 tarihleri arasında sicil kaydının bulunduğu, 600 gün askerlik borçlanma bedelinin son taksidini 16.4.2004 tarihinde yatırdığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacının davalı Kurum tarafından 20.04.1982 tarihi itibariyle tescilinin yapılmış olması, vergi kaydının bulunmadığı dönemlerde de sigortalı sayılması, uzun yıllar kesintisiz sigortalı kabul edilerek nizalı dönem primlerinin de icra yoluyla tahsil edilip uzun süre Kurum tarafından kullanılarak bu şekilde davacıya aralıksız sigortalı olduğu yolunda yıllarca güvence verildikten sonra yapılan yanlışlığın farkına varılarak sigortalılık süresinin indirilmesinin iyi niyetten uzak olması, sosyal güvenlik ilkeleri ve Medeni Kanun’un 2. maddesine aykırı olmasına göre, mahkemenin davacıyı 20.4.1982 tarihinden beri aralıksız sigortalı kabul etmesi doğrudur.
Yaşlılık aylığı istemi açısından davacının 20.4.1982 tarihinden 30.9.2005 tarihine kadar 23 yıl 5 ay 10 gün hizmetinin bulunduğu ve son taksidini 16.4.2004 tarihinde Kurum’a ödediği 1 yıl 8 ay askerlik borçlanmasıyla toplam hizmetinin 25 yıl 1 ay 10 gün olduğu, dosyada bulunan 3.5.2006 tarihli son hesap ekstresinde davacının mahkemece kabul edilen dönemler dahil prim borcunun bulunmadığı,davacı 01.01.1955 doğumlu olduğundan 1479 sayılı Yasa’nın Geçici 10/2-c maddesi gereğince dava tarihi itibariyle tam yaşlılık aylığına hak kazanmaktadır. Ancak davacının … şahsi sicil dosyasına göre Kurum’a yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda, mahkemece davacının yaşlılık aylığı için dava tarihinde başvurduğu kabul edilerek yaşlılık aylığının dava tarihini takip eden aybaşından itibaren bağlanması gerektiğinin tesbitine karar verilmesi gerekirken mahkemece Kurum’a ulaşan tahsis talebi varmış gibi değerlendirme yapılarak 1.9.2005 tarihinden yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasın birinci bendinde yer alan “ 01.09.2005” tarihinin silinerek yerine “ 01.11.2005” tarihinin yazılmasına hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 25.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.