YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14796
KARAR NO : 2009/12706
KARAR TARİHİ : 12.10.2009
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı (3.kişi) … tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir.Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacı …’in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Uyuşmazlık 3. kişinin takip hukukuna dayalı istihkak davasıdır. Haciz borçlunun yokluğun ve borçlunun ADNKS göre nüfusta kayıtlı olan adreste gerçekleşmiştir. İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Ancak bu yasal karinenin aksi her türle güçlü delille kanıtlanabilir. ( İİK’nun 97/a 2. fıkrası)
Davacı 3. kişi haczin yapıldığı adresin kendisine ait olduğunu ve oğlu olan borçlunun haciz adresinde oturmadığını belirtmiş ve delil olarakta borç doğumundan önceki 31.12.2006 tarihli bir adet arçelik marka televizyonun montajının yapıldığı ile ilgili arçelik yetkili servisi tarafından düzenlenmiş irsaliyeye dayanarak haczin kaldırılmasını istemiştir.
Mahkemece, İİK 97 maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısı ile alacaklı lehine olduğu davacı üçüncü kişinin sunduğu irsaliyenin her zaman temini mümkün belgeler olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu irsaliyenin haczedilen televizyona uygunluğu ile ilgili yeterli araştırma yapılmadan eksik araştırma sonucu verilen karar usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece yapılacak iş; davacı yanca sunulan irsaliyenin hacizli televizyona uygunluğu saptanmalı faturaların hacizli mallara uygunluğunun tespiti halinde ise irsaliyeyi düzenleyen ve montajı yapan şirket yetkililerinin tanık sıfatıyla dinlenerek irsaliyenin şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı bilirkişi aracılığıyla saptanmalı, tüm delillerin birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı 3.kişinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.