Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/14826 E. 2009/5002 K. 06.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14826
KARAR NO : 2009/5002
KARAR TARİHİ : 06.04.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacının 29.6.2001 tarihinde meydan gelen iş kazası sonucu %17 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının kusurunun bulunmadığı, davalı işverenin %75, dava dışı sürücü…’in ise %25 oranında kusurlu oldukları dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat oLarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinden davacı yararına 10.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 1.000,00-TL’sına hükmedilmesi, öte yandan hükmolunan maddi ve manevi tazminat miktarlarının tümüne olay tarihinden yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, maddi tazminatının 1.000,00-TL’sına kaza tarihi olan 29.6.2001 tarihinden, geri kalan 17.400,00-TL’sine ıslah tarihi olan 28.2.2008 tarihinden yasal faiz uygulanmak suretiyle sonuca gidilmesi ve manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz talep edilmesine karşılık istem hakkında karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davanın kabulü ile, 18.400,00-TL maddi tazminat ile 10.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 29.6.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.140,00-TL avukatlık ücreti ile manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.200,00-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan toplam 518,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Alınması gereken 1.533,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 383,50-TL harcın düşümü ile kalan 1.150,10-TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına, davacı tarafça peşin yatırılan 383,50-TL nispi harç ile 10,10-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 393,60-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 6.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.