YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14843
KARAR NO : 2009/14282
KARAR TARİHİ : 05.11.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,davalı işveren nezdinde 28.6.1982-21.9.1987,15.8.1991-31.5.1992 ve 1.8.1998-7.8.2001 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacının … Spor Kulübünde 28.06.1982-21.09.1987 ve 15.08.1991-31.05.1992 tarihleri arasında futbolcu olarak, 01.08.1998-07.08.2001 tarihleri arasında antrenör olarak hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmaların tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır.Yönetmelikle tesbit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurum’ca tesbit edilmeyen sigortalılar, çalışmalarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse bu çalışmaların Kurum’ca dikkate alınacağı belirtilmiştir. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01.07.1982 tarihinde davalı işyerinde işe girdiğine dair bildirgenin 28.07.1982 tarihinde Kuruma verildiği,12.08.1998,01.08.1999,03.08.2000 ve 07.08.2001 tarihlerinde aynı işyerinden işe giriş bildirgeleri verildiği, hizmet cetvelinde 01.01.1984-30.06.1984 tarihleri arasında 1984/1 de 120 gün,1984/2 de 60 gün,01.11.1985-30.04.1987 tarihleri arasında 1985/3 te 60 gün, 1987/1 de 120 gün,01.08.1998-31.10.1998 tarihleri arasında 1998/2 de 30 gün,1998/3 te 60 gün,01.08.1999-30.06.2000 tarihleri arasında 1999/2 de 30 gün,2000/1 de 120 gün,2000/2 de 60 gün,07.08.2001-01.09.2001 tarihleri arasında 2001/2 de 24 gün,2001/3 te 1 gün davalı işyerinden,1987/3-01.08.1998, 03.08.2000-30.09.2000 tarihleri arasında ve 22.05.2003 tarihinden itibaren davadışı işyerlerinden bildiriminin olduğu, 28.06.1982-28.06.1984,01.07.1984-30.06.1986,01.07.1986-31.05.1988 tarihleri arasında Tek Tip Profesyonellik sözleşmeleri, 09.12.1996-31.05.1998 ,01.07.1998-01.07.2000, 08.08.2001-31.05.2003 tarihleri arasında ise Antrenörlük sözleşmelerinin bulunduğu anlaşılmaktadır.Somut olayda davacının 21.09.1987 tarihinden sonraki çalışmaları davadışı işyerindeki çalışmaları ile kesintiye uğradığından ve bu yıla ait çalışmanın geçtiği yılın sonundan itibaren dava tarihine kadar 5 yıldan fazla süre geçtiğinden 22.09.1987-01.08.1998 tarihleri arasındaki dönem yönünden hak düşürücü sürenin geçtiği gözetilmeden bu dönemdeki çalışmalarının tesbitine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Kabule göre de, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 74. maddesi gereğince hakim talepten fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez.Mahkemece davacının talebiyle bağlı olarak karar verilmesi gerekirken, HUMK.’nun 74.maddesine aykırı olarak talep aşılmak suretiyle davacının talebi olmayan 21.09.1987-15.08.1991 ve 31.05.1992-01.08.1998 tarihleri arasındaki dönemler yönünden de hizmet tesbitine ve 1987 yılındaki eksik bildirilen hizmetleri 141 gün olduğu halde 180 gün olarak tesbitine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,05.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.