Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/15239 E. 2009/14254 K. 05.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15239
KARAR NO : 2009/14254
KARAR TARİHİ : 05.11.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 30.10.2003 tarihinden itibaren maluliyet aylığı almaya hak kazandığının tespitiyle, ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı kurumun tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyizine gelince;
Davacı, maluliyet aylığı bağlanması konusundaki talebi davalı Kurumca 10.12.2003 tarihinde reddedildiğinden, 30.10.2003 tarihi itibariyle maluliyet aylığına hak kazandığının tespiti ile ve ödenmeyen maluliyet aylıklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmişse de dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçelerle varılan sonuç doğru değildir.
Somut olayda ,davacının 6.7.1982 tarihi itibariyle 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak çalışmaya başladığı 6.7.1982-5.11.1982,1.5.1996-30.11.1996 tarihleri arasında zorunlu SSK sigortalısı olarak çalıştığı 18.6.1999 tarihinden itibaren de … isteğe bağlı sigortalısı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacıya ilişkin olarak düzenlenen … Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim dalının 14.11.2001 tarih ve 1859 sayılı raporunda davacının Nisan 1996 tarihinde İç Hastalıkları Nefroloji Bilim Dalı Polikiliniğine başvurduğu, davacıya kronik Renal yetmezlik ve Hipertansiyon teşhisi konulduğu 27.11.1996 tarihinde periton dializ kateteri takıldığı davacıya o tarihten bu yana rutin olarak tedaviler uygulandığı 1.10.2003 tarih ve 1036 sayılı raporu ile de özür durumuna göre çalışma gücünün %80 ni kaybettiğinin belirlendiği … Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalınca davacıya Haziran 2005 tarihinde Renal transplantasyon uygulandığı anlaşılmıştır.
Davacının mahkemece Yüksek Sağlık Kuruluna sevki üzerine YSK 30.3.2007 tarihli kararında davacının maluliyetini gerektir hastalık ve arızası ile … kapsamına girdiğinden 1479 sayılı Yasanın 28. maddesinin 2.fıkrası gereğince malullük sigortası yardımlarından faydalanamayacağı bildirmiştir.Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulunun 23.11.2007 tarih ve 7010 karar sayılı raporu ile de davacının dializin başlangıç tarihi olan 27.11.1996 tarihinden itibaren çalışma gücünün üçte ikisinin kaybettiğinin bildirildiği görülmüştür.
Dosyadaki belgelerden … Üniversitesi Tıp Fakültesi ve bu raporları teyit eden Adli Tıp Kurumu raporundan davacının 27.11.1996 tarihi itibariyle çalışma gücünün 2/3ünü kaybettiği hususu ihtilafsızdır.İhtilaf davacının isteğe bağlı … sigortalısı kapsamına 2/3 oranında malul olarak girmesi nedeniyle malulluk sigortası yardımlarından faydalanıp faydalanmayacağı noktasındadır.
1479 sayılı 28/1. maddesinde bu Kurumun uygulanmasında çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiği tespit edilen sigortalının malul sayılacağı bildirilmiştir.
İkinci fıkranın başında yer alan “sigortalılığın başladığı tarihte” ibaresi 04.10.2000 tarihli 619 sayılı KHK’nin 16. maddesi ile “bu Kanuna tabi sigortalılığın başladığı tarihte” olarak değiştirilmiş, anılan Kararname Anayasa Mahkemesinin 26.10.2000 tarihli kararı ile iptal edilmiş, iptal hükmü 08.08.2001 tarihte yürürlüğe girdikten sonra 24.07.2003 tarihli 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunun 17. maddesi ile “bu Kanuna tabi sigortalılığın başladığı tarihte” ibaresi madde metnine aynen eklenmiştir.
Davacının ilk kez isteğe bağlı … sigortalısı olduğu 18.06.1999 tarihinde yürürlükte bulunan 1479 sayılı Yasa’nın 28/2. maddesinde “sigortalılığın başladığı tarihte” ibaresi yürürlükte buluduğundan uyuşmazlığın bu hükme göre çözümlenmesi gerekeceğinin ve davacı sigortalı olduktan sonra aleyhe yapılan düzenlemenin uygulanmayacağının kabulü gerekir.
Öte yandan, çeşitli Yasalara tabi sigortalılık statülerinin bulunduğu hallerde sigortalılık süresinin başlangıç tarihi olarak, ilk defa hangi yasaya tabi olarak sigortalı çalışmaya başlandı ise o tarihin esas alınacağının belli olması karşısında, davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasa’nın 28. maddesinde yer alan “Bu kanuna tabi olarak sigortalılığın başladığı tarihte” ifadesinin, birden fazla sigortalı hizmet sürelerinin arasında ayrım yapılmaksızın ilk defa hangi yasaya tabi çalışmaya başlanmış ise o tarihin kabul edilmesinin, sosyal güvenliğin temel ilkelerine giderek 2829 sayılı Yasa’nın 1. maddesinde ifadesini bulan çeşitli sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak geçen hizmet süreleri birleştirilerek ilgilerin sosyal güvenliklerinin sağlanmasına yönelik amaca uygun düşeceği ortadadır.
Davacının ilk kez 506 sayılı Yasa kapsamında 6.7.1982 tarihinde çalışmaya başladığı ve maluliyet başlangıcının 27.11.1996 tarihi olduğu gözetilerek davacının sigortalılığının başladığı tarihte 2/3 oranında çalışma gücünü kaybetmediği anlaşılmakla davacının maluliyet aylığı bağlanmasına ilişkin diğer şartları taşıyıp taşımadığı tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Mahkemece açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 5.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.