YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15279
KARAR NO : 2009/14265
KARAR TARİHİ : 05.11.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15.7.1993-20.9.1994 ve 1.10.1995-1.8.2005 tarihleri arasında sürekli olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacının davalı iş verene ait inşaat iş yerlerinde 15.7.1993-20.9.1994 ila 1.10.1995-1.8.2005 tarihleri arasında hizmet akdi ile geçen ve kuruma bildirilmeyen sürelerin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının ihtilaflı dönemde çalıştığınının kabulünü gerektirecek delil bulunmadığı ve çalışma olgusu isbat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçelerle varılan sonuç doğru değildir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tesbit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bodro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Davacının davalı işveren adına kayıtlı 16557 ve 10022716 sigorta sicil nolu iş yerlerinden 1.2.2001-1.6.2002,20.3.2004-30.9.2004,1.6.2005-22.7.2005 tarihleri arasında bildiriminin bulunduğu,yine ihtilaflı dönem içinde dava dışı … LTd.şirketine ait 11.6.2002-8.4.2003 tarihleri arasında … sicil nolu, 9.4.2003-30.4.2003 ile 1.1.2004-2.1.2004 tarihleri arasında 11002424-72 sicil nolu iş yerinden ,17.6.2003-12.8.2003 tarihleri arasında …-56 sicil nolu iş yerlerinden bildirimleri bulunmaktadır.Bu durumda davacının davalı işveren yanındaki çalışmalarının kesintili olduğunun kabulü gerekir.
15.7.1993-20.9.1994 tarihleri arasındaki dönem yönünden SSK ‘na herhangi bir bildirimin yapılmadığı ve davacının çalışmasının kurumca tesbit edilmediği anlaşıldığından,15.7.1993-20.9.1994 dönemi yönünden 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı 31.12.1994 bitim tarihi ise 31.12.1999 tarihi olup dava 13.12.2005 tarihinde açıldığından bu dönemin 506 sayılı Yasa’nın 79/10.maddesi uyarınca hak düşürücü süre yönünden reddi gerekirken esastan reddine karar verilmesi hatalı ise de hüküm sonucu bakımından doğrudur.
1.10.1995-1.8.2005 döneme ilişkin talebe gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan uyuşmazlık konusu dönemin tamamında çalışması bulunan bordro tanıkları tesbit edilerek dinlenmeden sonuca gidildiği ortadadır.
Yapılacak iş; uyuşmazlık konusu döneme ait S.S.K.’ya verilen ve dosya içersinde bulunan dönem bordrolarında kayıtlı tanıklar arasından ihtilaflı dönemin tamamında adı geçen ve özellikle 1995-2005 döneminde de bildirimi bulunan re’sen tesbit edilecek tanıkların bilgilerine başvurmak, bordro tanıklarının adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, zabıta, maliye ve meslek Odası aracılığı ve Muhtarlık gerekirse ilgili SGK İl Müdürlüğü marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerleri belirlenerek bu işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tesbit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra,2002-2004 yılları arasındaki başka iş verenler nezdindeki bildirimler dışlanarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 5.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.