YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15280
KARAR NO : 2009/14266
KARAR TARİHİ : 05.11.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, işveren katkısı ve nemalarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL’nin yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delilere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı SGK vekilinin tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı, davalı işveren yanında 27.10.1977-14.7.1998 tarihleri arasında çalışarak 14.7.1998 tarihli tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlandığı davacının davalı iş veren nezdinde çalıştığı süre içersinde maaşından kesilen Tasarruf Teşvik Parası ile işveren ve devlet katkısı ile nemalarının ödenmediğini bildirerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100.00 TL’ nin faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davalı SGK hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı … açısından açılan davanın ise tasarruf teşvik kesintisi asıl alacağının davacıya ödendiği ve ödeme sırasında davacının nemaya ilişkin haklarını saklı tutmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç doğru olmamıştır.
3417 sayılı Yasa’nın 4. maddesi işverenlerin işçilerin ücretlerinden yapacakları tasarruf kesintileri ile sağlayacakları işveren katkılarını tahakkuk ettirerek ücret ödemesinin yapıldığı ayı takip eden ayın sonuna kadar T.C. Ziraat Bankasında işçiler adına açtıracakları “Tasarruf Teşvik Hesabı’na” yatıracaklarını hüküm altına almış, 7. maddesi ile de işverenler tarafından Tasarrufu Teşvik Kesintileri Aylık Bildirim Formlarının zamanında Ziraat Bankasına gönderilmemesi ve kesinti ve katkı tutarlarının ödenmemesi halinde Kurumun re’sen veya ilgililerin başvurusu halinde 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun primlerin tahsiline ilişkin hükümleri uyarınca tahsil olunarak alınacak gecikme zammı ile birlikte ilgili banka hesabına yatırılacağı öngörülmüştür. Bu yasal düzenlemeden davalı … Sigortalar Kurumunun işverence Ziraat Bankasına yatırılmayan fonlar ile yoksun kalınan nemalardan doğrudan sorumlu olduğu sonucuna varılamaz. Kurumun sorumluluğu ancak; davacının dava açmadan önce kuruma müracaat edip kesinti ve katkı tutarlarının işverence Bankaya yatırılmadığını belirterek harekete geçmesini istemesi buna rağmen Kurumun yasal görevini yapmaması halinde söz konusu olacaktır.
Dosyada davacının bu yönde bir başvurusu olduğuna ilişkin bilgi ve belge yer almadığından davalı SGK yönünden davanın husumetten reddine ilişkin olarak verilen karar doğrudur.
Davalı iş verenin sorumluluğuna gelince;
Dosyadaki belgelerden davacıya davalı işveren tarafından 27.7.1999 tarihli ödeme belgesi ile 3417 sayılı Yasa kapsamında hak etmiş olduğu tasarurufa teşvik devlet ve işci katkı payı toplamı 142.353.148 TL’nin ödendiği ancak nema alacağının ödenmediği anlaşılmaktadır.
Nema alacağı asıl borca bağlı asıl borç mevcut ve geçerli olduğu sürece geçerli olan ve asıl alacakla birlikte doğup varlığını sürdürüp onunla birlikte sona eren faiz alacağı niteliğinde değildir.Tasarrufa teşvik kesintisi alacağından bağımsız ayni bir alacak niteliğindedir.Bu nedenle BK’nun 113/2.maddesine göre tasaruf teşvik kesintisi alacağının tahsili sırasında nema alacağına ilişkin ihtirazi kaydın ileri sürülmesine gerek yoktur.
Yapılacak iş, ihtirazi kayıt şartı aranmaksızın işin esasına girilerek toplanan deliller doğrultusunda davacının nema alacağı talebinin esası hakkında bir inceleme yapılarak olumlu veya olumsuz bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 5.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.