Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/15484 E. 2009/13973 K. 02.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15484
KARAR NO : 2009/13973
KARAR TARİHİ : 02.11.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 17.6.1999-13.1.2004 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı, davalıya ait işyerinde 17.06.1999-13.015.2004 tarihleri arasında geçen ve SGK’na eksik bildirilen çalışmalarının tesbitini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak varılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tesbit davasının ispatlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin belirlenmesinde güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olur. Ne var ki bu tür deliller salt bu nedene dayanarak istemin reddine neden olmaz; aksi durumun ispatı mümkündür. Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordro tanıkları ve komşu işyerinin kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer delillerle dahi sonuca gitmek mümkündür.
Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; davacının davalıya ait işyerlerinden dava konusu dönemdeki çalışmaları kısmi ve kesintili olarak bildirilmiştir. Toplanan deliller çerçevesinde yapılan bilirkişi raporuna itiraz eden davacıya verilen kesin mehil gereği yeniden bilirkişi incelemesi yaptırmadığından, , ispat edilmeyen davanın reddine karar verilmiştir. Davanın sonuçlanabilmesi için bilirkişi incelemesi gerekiyorsa karşı tarafa da ücret yatırtılabilinir. Tayin olunan müddet içinde söz konusu bilirkişi masrafı davalı tarafından da tediye edilmez ise ileride icap edenlerden alınmak şartı ile Devlet Hazinesinden (C.Savcılığı) karşılanabilir. Kamu düzeni ile ilgili olan bu tür davaların aydınlatılması için toplanan delillerin yeterli görülmemesi halinde mahkemece araştırma genişletilerek davanın sonuçlandırılması gerektiği, bu tür hizmet davalarında deliller toplanırken bilirkişi raporu alınmasının koşul olmadığı da açıktır.
Dava konusu dönem içinde imzalı ücret bordrosu , puantaj belgesi olan aylarda bu belgelerdeki süreler kadar bildirim olduğu, belge olamayan dönemle ilgili 2000-2004 yılları arasında sürekli çalışan davalı bordro tanıkları çalışmanın sürekli olmadığını çağrıldıklarında gidip çalıştıklarının,2002-2003 yıllarında kısmi bildirim yapılan davacı tanıklarının çalışmanın sürekli olduğunu söyledikleri, tanıkların davaya konu dönemin tamamında çalışan kişiler olmadığı gibi taraf tanıkları arasındaki mübayenetin giderilmediği açıktır.
Yapılacak iş; Mahkemece işin esasına girilerek , dava konusu yapılan çalışma döneminin tamamında, imzalı ücret bordrosu olan dönemlerde imzalı ücret bordrosu kadar, imzalı ücret bordrosu olmayan veya olup da itiraz edilen imzaların davacıya ait olmadığı anlaşılan dönemlerde , Kuruma davalı işyerinden dönem bordrosu verilmiş ise davaya konu dönemin tamamında sürekli çalıştığı bordrolar ile tespit edilen çalışanlarını, bordro verilmemiş veya verilse de sürekli çalışan bordro tanıkları yok ise gerektiğinde zabıta marifetiyle tespit edilecek işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının dinlenerek ; çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı davacı çalışmalarının sürekli olup olmadığı konusunda yöntemince beyanlarını almak, dinlenen tanıkların yukarıda açıklanın özelliklerde davacı ile beraber çalışan ve komşu işyerlerinde çalışan kayıtlara geçen kişiler olması halinde bunların da beyanlarını değerlendirmek, gerekli bilgi ve belgeleri toplamak , davalıya ait işyerlerinde gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince değerlendirildikten sonra sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 02.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.