YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15747
KARAR NO : 2009/527
KARAR TARİHİ : 22.01.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki delillerle karardaki gerektirici nedenlere göre davalının tüm davacının aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Uyuşmazlık iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Maddi zarar hesabının yeniden yapılmasına ilişkin bozma ilamına göre, Mahkemenin işlem yapması doğrudur. Ne var ki, sonuçta bozmadan önceki hesap raporuna dönülerek buna göre, davayı kabul etmek usul ve yasaya aykırıdır. Gerçekten, hesap raporunun yeniden yapılması halinde, raporun düzenlendiği tarihte bilinen verilerin esas alınnıası gerekir. Önceki rapordaki ücret ve diğer unsurlar değiştiğinden, yeni ve bilinen dönemlerirı esas alınması zorunludur. Ne var ki, ilk rapora ve hükme davacının itiraz etmemesi veya itirazlarının tümden ` reddi hallerinde, davalı yararına oluşan kazanılmış hakkın da korunması Hukuk Usul Sistemimiz gereğidir. Bu kazanılmış hakkın sınırı da; maddi zarar hesabı sonucu ve varsa sigorta tahsisleri peşin değerinin düşülmesinden sonra bulunan fark sonuçtur. İşte, bu fark veya bulunan sonuç, maddi tazminat yönünden kazanılmış hak sınırını oluşturur. Yoksa ilk hesap raporunun tüm donelerini kazanılmış hakkın kapsamı içinde düşünmek maddi zarar hesabına ilişkin kurallara ters düşer. Mahkemenin, belirtilen bu maddi ve hukuksal olguları dikkate almadan davacı aleyhine daha az tazminata hükmetmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine, “1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davacmm kazanç kaybı olan 22.739,06 TL’den %100 kaçınılmazlık nedeniyle takdiren %40 oranında indirim yapılarak 13.643,44 TL ,bu miktardan %10 hakkaniyet indirim yapılarak 12.279,09 TL,bu miktardan da 4.498,14 TL geçici işgöremezlik ödeneği düşülerek 7.780,95TL kazanç kaybına ulaşılmakta ise de önceki hüküm davacının temyiz itirazlarının reddi ile davalı temyizi yönünden bozulduğundan ve davalı yararına kazanılmış hak nedeniyle maddi tazminat bozmadan önceki miktarı geçemeyeceğinden, 7.611,00 TL maddi tazminatın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 11.02.2005 olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 913,32 TL ve manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 600,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,red edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafmdan yapılan toplam 340,00 “TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan takdiren 303,00 TL sinin davalıdan almarak davacıya verilmesine,kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasma,
4-Alınması gereken 681,00 TL karar ve ilam harcı temyizden önce alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 202,70 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 60.00YTL temyiz başvuru harcını davacı yatırmış olduğu anlaşılmakla, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, aşağıda yazılı temyiz harcı ile 60.00 YTL temyiz başvurma harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, 22.01.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.