Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/15815 E. 2009/14137 K. 03.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15815
KARAR NO : 2009/14137
KARAR TARİHİ : 03.11.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,1.1.1983-11.12.1990 tarihleri arası esnaf … sigortalısı,1990-6.9.1995 tarihleri arası tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava: primleri tahsil edildiği halde 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığın vergi kaydının sona erdiği 31.12.1982 tarihi itibarıyla sona erdirilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile davacının 01.01.1983-11.12.1990 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa, 01.01.1991-06.09.1995 tarihleri arasında kalan sürelerde ise 2926 Sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının vergi kaydına uygun olarak 31.12.1982 tarihinde sona erdirilmesinden sonra 1479 sayılı Yasa kapsamında pirim ödemesinin bulunmadığı, 2926 sayılı Yasa kapsamında ise 01.07.1996-01.06.1997 tarihleri arasındaki prim ödemelerinin bu dönemi kapsadığı geçmişe yönelik tescilin mümkün bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacının Kurumca 2926 sayılı Yasa’ya göre sigortalı olarak tescil edildiği 01.07.1996 tarihinden önce prim ödemesi ya da teslim ettiği ürün bedelinden tevkifat yapılması söz konusu olmadığından mahkemenin 2926 sayılı yasa kapsamında sigortalılığın tespitine yönelik istemin reddine ilişkin kararı doğrudur.
Davacının 01.01.1983-11.12.1990 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının tespiti isteminin reddine ilişkin karara yönelik temyizine gelince;
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa, …’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkâr sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir.Davacının şahsi sicil dosyasının incelenmesinden, 28.11.1984 tarihinde kurum kayıtlarına giren giriş bildirgesine istinaden, 20.04.1982 tarihi itibariyle … sigortalısı olarak resen kayıt ve tescilinin yapıldığı, 11.12.1990-11.05.1994 tarihleri arasında prim ödemelerinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacının 01.01.1977-31.12.1982 tarihleri arasında ticari, 01.01.1983-07.09.1995 tarihleri arasında zirai mükellef olarak vergi kaydı bulunmaktadır. Oda ve sicil kaydı yoktur. Bu durumda, davacının uyuşmazlık konusu dönemde 2654 sayılı Yasa ile aranan vergi ve 3165 sayılı Yasa ile aranan esnaf ve sanatkâr sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarında kaydının bulunmadığı ortadadır.
Davacıdan 11.12.1990–11.05.1994 tarihleri arasında tahsil edilen primlerin hangi döneme ilişkin olduğu belli değildir. Öte yandan geçmişe yönelik prim tahsil ettikten ve uzun süre bu primleri kullandıktan sonra sigortalılığın iptalinin Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağı, sosyal güvenlik kurumlarının anayasal görevlerini yerine getirirken, sigortalılara karşı olabildiğince yasal haklarını hatırlatması ve bu durumlarını izlemesinin zorunlu görev olduğu, …’un bu anayasal sosyal güvenlik ödevinin gereği olarak, sigortalısını uyarmaması sonucu, primleri tahsil edilen sürelerin 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak kabul edilmesinin gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Yapılacak iş davacıdan 11.12.1990-11.05.1994 tarihleri arasında tahsil edilen prim ödemelerinin uyuşmazlık konusu dönemi kapsayıp kapsamadığı Medeni Kanun’un 2. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 03.11.2009 gününde oy birliği ile karar verildi.