Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/15857 E. 2009/10209 K. 30.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15857
KARAR NO : 2009/10209
KARAR TARİHİ : 30.06.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 1.12.1988-10.2.2006 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olmadığının tespiti ile prim borcu olmadığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının hiçbir tarımsal üretimi bulunmadığını,dolayısı ile 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığı bulunmayıp,01.01.1989 tarihinden itibaren 2925 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunu,buna rağmen davalı kurumun 05.04.2007 tarihli işlemi ile davacıyı 01.12.1988-10.02.2006 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım Bağ Kur sigortalısı kabul ederek prim borcu tahakkuk ettirdiğini belirterek,anılan tarihlerde 2926 sayılı yasa kapsamında Tarım Bağ Kur sigortalısı olmadığının ve kuruma prim borcu bulunmadığının tesbitini talep etmiş, mahkemece davanın kabulü ile kurum işleminin iptaline, prim borcu bulunmadığının tesbitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür.
Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Yapılan incelemede davacının Ziraat Odası kaydının 01.12.1994-23.11.2001 yılları arasında mevcut olduğu, 4.12.1990-19.11.2002, 1.9.1998-31.7.2002 ve 23.11.2001 ve devamı şeklinde kooperatif kaydının bulunduğu, üzerine kayıtlı zirai arazisini 10.2.2006 tarihinde sattığı, Ziraat Bankasından kredi almadığı, davacının sattığı ürün bedelinden Yağlı Tohumlar Tarım Satış Koperatifi tarafından 14.09.1998-21.09.1998-09.09.2000 tarihlerinde prim kesintisi yapıldığı davalı Kurumca 1.12.1988 tarihi itibariyle tescil edilip terk formu vermesi üzerine 1.1.2002 tarihinde terkin edildiği, bilahare zirai taşınmazının olduğunun ve 2006 yılında sattığının öğrenilmesi üzerine 10.2.2006 tarihine sigortalı sayıldığı davacının 01.12.1988 tarihinde kurum kayıtlarına intikal eden giriş belgesine dayalı olarak 01.01.1989 tarihinden itibaren 2005 yılı sonuna kadar 2925 sayılı Yasa kapsamında her yıl için 180 tam gün prim ödemesinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
2925 Sayılı Yasa’nın 2. maddesinde Sosyal Güvenlik Kanunları kapsamı dışında olanlardan süreksiz olarak tarım işlerinde hizmet akdiyle çalışanların istekte bulunmaları kaydıyla sigortalı sayılacakları öngörülmüş olup söz konusu kanun kapsamında sigortalı olmak isteğe bağlıdır. Öte yandan 2925 Sayılı Yasanın 6/c maddesi uyarınca bu yasaya göre sigortalı olanlardan, başka bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olarak çalışmaya başlayanların sigortalılıkları bu çalışmaları nedeniyle prim veya kesenek kesilmeye başladığı tarihten itibaren sona erer.
Somut olayda uyuşmazlık konusu olan husus davacının 01.12.1988-10.02.2006 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olup olmadığı kurumca kabul edilip prim tahakkuk ettirilen sigortalılığının 1479 sayılı Yasa’nın ek 19 maddesi hükmü gereği durdurularak 2925 sayılı Yasa kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılığına geçerlilik tanınıp tanınmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Dosyadaki kayıtlardan davacının 01.12.1988-10.02.2006 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğu açıktır.Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı şekilde 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık zorunlu, 2925 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılk ise isteğe bağlı niteliktedir. Sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılığa cevaz verilmemiş olup zorunlu ve isteğe bağlı sigortalılığın çakışması durumunda aslolan zorunlu sigortalılık olduğundan sorun zorunlu sigortalılığa değer verilerek çözümlenmelidir. Kişilerin Sosyal güvenlik hakkı kamu düzenini ilgilendiren anayasal vazgeçilemez ve devredilemez haklardan olduğundan hakim gerçeği bulmakla yükümlüdür.
Somut olaya gelince mahkemece davacının 01.01.1989-31.12.2005 tarihleri arasında prim ödemesi bulunmayan dönemlerle ilgili olarak 1479 sayılı Yasa’nın ek 19. maddesi hükmüne dayalı olarak değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak 1998ve 2000 yıllarında ürün tesliminde kesilen primler nedeni ile davacı 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım Bağ Kur sigortalısı sayılacağından artık bu dönem için isteğe bağlı nitelikte bulunan 2925 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık geçerli değildir.
Yapılacak iş; davacının sattığı ürün bedelinden yapılan prim kesintilerinin 1.12.1988 tarihinden itibaren ne kadar sigortalılık süresinin primlerini karşıladığını davalı Kurum’dan sormak, primlerin karşılandığı sürenin bitiş tarihi itibariyle 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığı durdurmak, bu tarihten sonraki 2925 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığa geçerlilik tanımaktadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuku olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.