YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15885
KARAR NO : 2009/14102
KARAR TARİHİ : 02.11.2009
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı (3.Kişi) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Uyuşmazlık 3 .kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan istihkak davasına ilişkindir.
Davacı 3 .kişi borçlunun iş yerinde çalışan işçisi olduğunu ileri sürerek iş yerinde bulunan menkuller üzerine konulan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
26.04.2007 tarihli haciz tutanağı ile mahcuzlar davacı adına vergi kaydının bulunduğu iş yerinde haczedilmiştir. Haciz işlemi borçlu ile davacı üçüncü kişinin huzurunda yapılmış olup, borçlu, iş yerinin davacıya ait olduğu ve burada işçi olarak çalıştığını beyan etmiştir. Hacizin yapıldığı tuhafiye iş yeri ile ilgili borcun doğumundan önce 14.05.2006 tarihinde davacı adına vergi kaydı oluşturulduğu ve SSK kayıtlarına göre borçlunun 1073654 sicil nolu davacı adına tescilli iş yerinde 27.06.2006 tarihinden itibaren SSK lı olarak çalışmaya başladığı ve takip tarihi olan 16.03.2007 tarihinde çalışmaya devam ettiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar bono adresi, takip adresi, ödeme emrinin tebliğ edildiği adres ile haciz adresi aynı ise de borçlunun davacının işçisi olduğu anlaşıldığından işçisinin bocu nedeni ile işverene ait iş yerinde haciz yapılması doğru değildir.
Takip dayanağı bononun emre yazılı olması ve davacıya ciro yolu ile geçmiş olduğu anlaşılmakla bu alacağın işyerinin faaliyet konusu ile ilgili bir satış işleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığının mahkemece araştırılması gerekmektedir.
Yapılacak iş; takibe konu alacağın iş yeri ile ilgili mal ya da hizmet alım satımından kaynaklanıp kaynaklanmadığını araştırmak iş yeri ile ilgisinin ısbatlanamaması halinde SSK’lı işçinin borcu nedeni ile iş yerinde haciz yapılamayacağından davanın kabulüne alacağın işyeri ile ilgili mal yada hizmet alım-satımından kaynaklandığının anlaşılması halinde ise şimdiki gibi reddine karar verilmelidir.
Mahkemece bu yön gözetilmeksizin eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı üçüncü kişi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 02.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.