YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15971
KARAR NO : 2009/13673
KARAR TARİHİ : 26.10.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 4.9.1979 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa’ya tabi … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurum’un aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava davacının, 04.09.1979 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa’ya tabi … sigortalısı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir
Mahkemece davanın kabulü ile davacının 15.08.1979-29.08.2001 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının, 29.12.1992 tarihli giriş bildirgesi ile geriye yönelik olarak Oda kaydı dikkate alınarak 22.03.1985 tarihinden itibaren … sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı, davacının 04.09.1979-28.03.1980; 26.11.1992-23.02.1993 ve 12.09.1994-25.06.1996 tarihleri arasında vergi kaydı, 15.08.1979-29.08.2001 tarihleri arasında Erzurum Ticaret ve Sanayi Odasına odası kaydı bulunup esnaf ve sanatkar sicil kaydı bulunmadığı, davacının oda kaydının 10492 sicil nolu limited şirket ortağı olarak bulunduğu belirtilmekte ise de limited şirketin açık ünvanının yazılı olmadığı, davacının limited şirket ortağı olduğu sürenin mahkemece araştırılmadığı, davacının, uyuşmazlık konusu dönemde 01.02.1984-29.02.1984 tarihleri arasında 300 gün ve 05.09.1985-03.10.1985 tarihleri arasında ise 27 gün Sosyal Sigortalar Kurumu’na tabi zorunlu sigortalılığı bulunduğu, davacının 31.08.2001 tarihinde Kuruma verdiği, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odasınca düzenlenen ve vergi kaydının sona erdiği 25.06.1996 tarihi itibari ile bağımsız çalışmasının sona erdiğinin yazılı olduğu belgeye göre, Kurum tarafından 05.06.2006 tarihli yazı ile vergi kaydına göre 26.11.1992-23.02.1993 ve 12.09.1994-25.06.1996 tarihleri arasında 2 yıl 10 gün … sigortalısı olarak kabul edildip, davacıya bildirildiği anlaşılmaktadır.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir.
04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı yasa, …’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür.
Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını, 1479 sayılı Yasanın 24. maddesinin 1. fıkra (d) bendine göre Limited Şirket ortaklarının zorunlu … sigortalısı olduğu belirtilmiştir. 1479 sayılı Yasa’ya 14.04.1982 tarihli 2654 sayılı Yasa ile eklenen Ek Geçici 13. maddesinde, 1479 sayılı Kanun ve aynı Kanunda değişiklik yapan kanunlara göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olanların her türlü hak ve mükellefiyetlerinin bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte başlayacağı, ancak bu kanuna göre zorunlu sigortalı olarak kayıt ve tescili bulunmak kaydı ile 01.10.1972 tarihinden bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar Vergi Dairesine kayıtlı olarak kendi nam ve hesabına bağımsız çalıştıklarını belgeleyen sigortalıların bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içinde başvurmaları ve bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren en geç iki yıl içinde prim borcunu ödemeleri halinde borçlanabilecekleri bildirilmiş, 14.03.1985 tarihli 3165 sayılı Yasa ile eklenen EK Geçici 16 maddede ise bu bir ile iki yıllık sürenin bu kanunun yürürlük tarihindren itibaren yeniden başlayacağı bildirilmiştir.
Bu durumda davacı 1479 sayılı Yasanın Ek Geçici 13 ve 16. maddelerinin sağladığı olanaktan süresinde başvurarak yararlanmadığı için 15.08.1979 tarihinden itibaren sigortalılığının başlatılmasının mümkün bulunmamaktadır, Davacının Limited Şirket Ortağı olup olmadığı ve ortaklık süresi dosya kapsamından açıkça anlaşılmadığı için 20.04.1982-22.03.1985 tarihleri arasındaki sürede sigortalılık koşulları yönünden bir sonuca varmak mümkün değildir. Oda kaydına göre ise davacının 22.03.1985-29.08.2001 tarihleri arasında sigortalılık koşulları bulunduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan çakışan sigortalılık durumunda, gerek 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve gerekse 1479 sayılı … Kanunu birbirlerine paralel düzenlemeler ile, bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmasını yasaklayıp, sigortalının önceden başlayıp devam ede gelen sigortalılığına geçerlik tanıyarak bu sorunu çözüme ulaştırmaya çalışmışlardır.
Yasa sistemimize göre bir kimsenin Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamına girebilmesi için hizmet akdine tabi bir işte çalışması yanında başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması gerekir. Anılan yasanın 3.maddesinin I. (f) bendinde “Kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanların” (K) bendinde “herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların” sigortalı sayılmayacağı belirtilmiştir. Aynı şekilde 1479 sayılı … Yasasının 24. maddesinin I ve II.fıkralarında da bir kimsenin … kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında başkaca sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması koşulu getirilmiştir.
Bütün bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp, önceden başlayıp devam ede gelen sigortalılığa geçerlik tanınmaktadır. (HGK. 12.06.2002, 2002/10-478-511)
Yapılacak iş davacının Erzurum Ticaret ve Sanayi Odasında 10492 sicil noda kayıtlı Limited Şirketinin kuruluşandan itibaren ortaklarını da gösterir şekilde kayıtlarını temin edilerek davacının ortaklık bilgilerine göre 20.04.1982-22.03.1985 tarihleri arasındaki sürede 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık koşullarını değerlendirip, ihtilaf konusu dönemde 506 sayılı Yasa kapsamında geçen 01.02.1984-29.02.1984 tarihleri arasında 300 gün ve 05.09.1985-03.10.1985 tarihleri arasında ise 27 gün zorunlu sigortalı çalışmalar ile ilgili önceden başlayan sigortalılığa geçerlilik tanınarak gerekirse verilecek tespit kararına göre çakışan 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların iptaline kararı vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden eksi araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
O halde davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.