Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/15983 E. 2009/5753 K. 16.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15983
KARAR NO : 2009/5753
KARAR TARİHİ : 16.04.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının maddi tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazı dışında kalan diğer itirazlarının tümden, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 26.12.1996 olan kaza tarihinde davalı …Ş.’ne ait işyerinde makine mühendisi olarak çalışırken çimento değirmeninin hücre tekerinin sıkışmasına eliyle müdahale etmesi neticesinde sağ elinden yaralanarak %27 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı ve hükme esas alınan kusur raporuna göre de işçi ve işverenin %50’er oranında kusurlu bulunduklarının saptandığı , kazadan sonra davacının 5.3.1998 tarihli transfer belgesiyle aynı Holding içindeki aynı şirketler gurubuna ait Yibitaş Lafarge Mühendislik Makine Sanayi ve Ticaret AŞ.’ne ait işyerinde mühendis olarak çalışmasına devam ettiği anlaşılmaktadır
Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının maddi zararının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkündür. Gerçek ücretin belgelerle ispatlanması halinde ise varsayımsal şekilde belirlenemeyeceği tartışmasızdır. Bu belgelerin bulunmaması durumunda işçinin yaşı, mesleki kıdemi, eğitim ve mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda, davacı kazaya uğradığı 26.12.1996 tarihinde davalı şirketin işçisi iken 5.3.1998 tarihli transfer işlemi ile aynı guruba ait Yibitaş Lafarge Mühendislik Makine Sanayi ve Ticaret AŞ’nde makine mühendisi olarak işe devam etmiştir. Davacının maddi zarar hesabı için Yibitaş Lafarge Mühendislik Makine Sanayi ve Ticaret AŞ ‘nden aldığı ücretin artık bilinen gerçek ücret olduğunun kabul edilmesi gerekirken davalı işyerinde çalışan mühendislere verilen ücret ve artışlarına göre davacının davalı şirkette çalışmaya devam etseydi davalı işyerinden alabileceği ücretin maddi zarar hesabına esas alınması isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, 26.12.1996-05.03.1998 tarihleri arasındaki ücretin davacının davalı şirketten aldığı ücrete, 05.03.1998 tarihinden sonraki dönem için davacının davalı şirket ile aynı gurupta yer alan Yibitaş Lafarge Mühendislik Makine Sanayi ve Ticaret AŞ ‘nde geçen çalışmaları için kendisine ödenen ücretlerin kayıt ve belgeleri getirtilerek, buradaki ücretlere göre, davacının bu işyerinden ayrılmış olması halinde ise ayrıldığı tarihe kadar buradaki ücretlere göre, ayrıldığı tarihten hesaplamanın yapılacağı tarihe kadarki ücretlerin ise ilgili Meslek Odasından davacının yaşı, eğitim ve mesleki durumu, mesleki kıdemi, yaptığı iş belirtilmek suretiyle emsal işçi ücreti sorulup belirlenerek maddi zararını yeniden hesaplatmak ve kurum tarafından hüküm tarihine en yakın tarihe göre hesaplanan peşin sermaye değerini zarardan indirmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının maddi tazminatın miktarına yönelik itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 16.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.