YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15984
KARAR NO : 2009/5754
KARAR TARİHİ : 16.04.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalılardan … İnş. A.Ş., Kare Yapı Tic. Ltd. Şti., İda İnş. Ltd. Şti., … vekillerince temyiz edilmesi ve temyiz eden davalılar vekillerince de duruşma talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin uğradıkları maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı …’nın maddi tazminat isteminin kabulüne diğer davacıların maddi tazminat istemlerinin reddi ile tüm davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Zararlandırıcı olayda davalı … İnş Taah ve Tic AŞ nin üstlendiği Sağlık Bakanlığına ait Klınik Otel ve Lojman İnşaat işini taşeron olarak Kare Yapı End. Tur ve Tic Ltd Şti ile İda İnşaat Taah. Tic Ltd Şti ortak girişimine verdiği ve inşaata Yibitaş Lafrange AŞ den alınan betonun taşıma işini yürüten Sönmez Nakliyat İnşaat Gıda Paz. Tah.San Tic Ltd Şti işçisi olan murisin 28.11.2002 tarihinde akşam saat 20.00 da transmikserle inşaata beton getirip boşaltma sırasında beklerken, çay ocağına gittiği ve geri dönerken dava konusu inşaatın birinci katından zemine düşerek öldüğü anlaşılmaktadır.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77.maddesinin açık buyruğudur.
Yerel Mahkemenin yargılama sırasında aldığı 19.2.2005 tarihli bilirkişi raporunda ölen işçinin %35, Kare Yapı End. Tur ve Tic Ltd Şti ile İda İnşaat Taah. Tic Ltd Şti ortak girişiminin %55 işyeri sorumlu mühendisi …’ın %10 oranında kusurlu bulunduğu bu rapordan sonra alının 23.1.2006 tarihli bilirkişi raporunda ise ölen işçinin %30,ölen işçinin çalıştığı Sönmez Nakliyat İnşaat Gıda Paz. Tah.San Tic Ltd Şti %10, Kare Yapı End. Tur ve Tic Ltd Şti ile İda İnşaat Taah. Tic Ltd Şti ortak girişimin %30, … İnş Taah ve Tic AŞ ise %20 oranında kusurlu oldukları belirlenmiştir.
Somut olayda hükme esas alınan 23.1.2006 tarihli kusur raporunda, önceki rapordan farklı olarak Sönmez Nakliyat İnşaat Gıda Paz. Tah.San Tic Ltd Şti ile … İnş Taah ve Tic AŞ’nin kusurlu gösterildiği ve buna bağlı olarak diğer davalılarında kusur oranlarının değiştiştiği, davacılar murisinin de kusur oranının önceki rapor göre %5 oranında düştüğü görüldüğüne göre her iki rapor arasında çelişki meydana geldiği açıktır. İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak, işveren tarafından uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, yapılan işte ve iş için kullanılan otomobilde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde, çelişikinin giderildiğine dair yeni bir rapor alınmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, çelişkili kusur raporunun İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte ve olayın oluşumuna uygun olduğu söylenemez.
Mahkemece yapılacak iş; alınan her iki kusur raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilere konuyu yeniden yukarıda açıklandığı biçimde inceletmek, olayın oluşumuna uygun olarak kusur oranlarını tespit ettirmek suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 16.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.